Yeni Bitki Çeşitleri Üzerindeki Islahçı Hakları
- Av. Furkan Mert Özkaynak

- 16 Şub
- 18 dakikada okunur
Kısaltmalar
Kısaltmalar | Açıklama |
BÇK | 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun |
Yönetmelik | Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına Dair Yönetmelik (25551 sayılı Resmi Gazete) |
SMK | 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu |
m. veya md. | madde |
TMK | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu |
HMK | 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu |
bkz. | bakınız |
HD | Yargıtay Hukuk Dairesi |
E. | Esas No. |
K. | Karar No. |
T. | Tarih |
Tohum Kanunu | 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu |
UPOV | Yeni Bitki Çeşitlerini Koruma Uluslararası Birliği Sözleşmesi |
Bakanlık | Tarım ve Orman Bakanlığı |
Genel Müdürlük | Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü |
Bülten | Bitki Çeşitleri Bülteni |
FYD | farklı, yeknesak ve durulmuş |
CPVO | Avrupa Birliği Bitki Çeşit Ofisi |
Çiftçi İstisnası Yönetmeliği | Çiftçi İstisnası Uygulama Esasları Yönetmeliği (25551 sayılı Resmi Gazete) |
TCK | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu |
Giriş
Tarım, insanlık tarihinin en büyük devrimi olarak kabul edilir. Sadece karın doyurmakla kalmayıp, medeniyetin üzerine inşa edildiği temel taşıdır. Göçebe hayattan yerleşik hayata geçişle başlayan bu süreç, bugün hala küresel ekonominin ve hayatta kalmamızın merkezinde yer almaktadır.
Bununla birlikte; insan nüfusundaki artış, iklim krizi, küresel rekabetin yerel üretimi baskı altına alması gibi faktörler tarım sektörünü yaratıcı çözümler bulmaya mecbur bırakmaktadır. Bu konudaki çözümlerin başında, tüm insanlığa yeterli ve sağlıklı gıda ulaştırmak adına olumsuz çevre koşullarına dirençli ve yüksek verimli tohumlar geliştirmek gelir. Ancak, işin niteliği gereği yeni tohumların geliştirilmesi çok büyük yatırımlar gerektirmekte olup, bu faaliyeti gerçekleştirenlerin fikirlerinin hukuken korunması gerekir.
Geliştirilen bu yeni bitki türleri üzerinde haklar patent sistemine benzer bir yaklaşımla Türk hukukunda da güvence altına alınmıştır. İşte bu yazımızda genel bir çerçeveden yeni bitki çeşitleri üzerindeki ıslahçı hakları açıklanacaktır.
Islahçı Haklarının Korunmasının Hukuki Dayanağı
Türk hukukunda ıslahçı haklarının korunması meselesi 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun (“BÇK”) ve Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) ile düzenlenmiş bulunmaktadır.
Patentlenemeyen Buluş: Yeni Bitki
Buluş basamağı içerseler bile, patentlerin düzenlendiği 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) md. 82/3/b uyarınca yeni bitki ve bu bitkilerin üretim metotlarının Türk hukukuna göre patentlenebilmesi mümkün değildir. Görüldüğü üzere, buluş niteliğinde olsalar bile yeni bitki çeşitlerinden doğan haklar, patent korumasından bağımsız olarak kendine özgü (sui generis) bir sistemle korunmaktadır.
Islahçı Haklarının Patent Mevzuatı ile Farkları:
| Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Hakkı | Patent |
Koruma Süresi | 25 yıl Ağaçlar, asma ve patates için 30 yıl | 20 yıl |
Toplam Koruma Süresinin Başlangıcı | Tescilden sonraki (takvim yılı sonu) 1 Ocak tarihi itibariyle | Tescil edilmek şartıyla başvuru tarihinden itibaren |
Tecavüz Aynı Zamanda Suç Olarak Düzenlenmiş Mi? | Evet (Belirli ihlaller suç sayılmıştır) | Hayır (Sadece özel hukuk yaptırımları mevcuttur) |
Tescile Yetkili Kurum | Tarım ve Orman Bakanlığı | Türk Patent ve Marka Kurumu |
Temel Düzenleme | 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun | 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu |
Koruma İçin Aranan Yenilik Şartı | Belirli süreler içinde satışa sunulmamış olması (Türkiye'de 1 yıl, yurt dışında 4 yıl, ağaç ve asmalarda 6 yıl) | Dünya çapında daha önce açıklanmamış olması |
Tanım: Bitki Çeşidi
Bitki çeşidi aşağıdaki şartları sağlayan bitki grubunu ifade eder (BÇK m. 2/e):
1. Bir veya birden fazla genotipin ortaya çıkardığı bazı özelliklerin kendisini göstermesiyle tanımlanma
2. Aynı tür içindeki diğer genotiplerden en az bir tipik özelliği ile ayrılma
3. Değişmeksizin çoğaltmaya uygunluğu bakımından bir birim olarak kabul edilen en küçük taksonomik kısım içerisinde yer alma
Bu tanıma göre buğday (Triticum spp.), bezelye (Pisum sativum L.), soya (Glycine Max L.) gibi türler belirli bir bitki çeşidini ifade etmek için yeterlidir.
Yeni Bitki Çeşidi ve Koruma Şartları
Yeni bitki çeşidi ise i) Yeni, ii) Farklı, iii) Yeknesak ve iv) Durulmuş olduğu tespit edilen bitki çeşitlerini ifade etmektedir (BÇK m. 3). Bu şartlar kümülatif olup birlikte var olmaları zorunludur.
Şimdi sırasıyla yeni bitki çeşidi olarak korumadan yararlanılabilmesi için birlikte var olması gereken şartları inceleyelim:
i. Yenilik
Bir bitki çeşidinin yeni kabul edilebilmesi için; ilgili bitkinin çoğaltılmış kopyası veya hasadının başvuru tarihinden önce geriye doğru yurtiçinde 1 yıl, yurtdışında 4 yıl, ağaç ve asmalarda ise 6 yıl içinde ticari kullanım amacıyla hak sahibi veya onun rızasıyla satılmamış veya umuma sunulmamış olması gerekir (BÇK 5/1). Örneğin; daha verimli bir buğday çeşidi geliştiren bir ıslahçı, tescil istemeden önce bu ürünü yurt içinde 1 yıldan fazla süreyle ticarileştirmişse, “yenilik” unsuru ortadan kalktığı için yasal korumadan yararlanamaz.
Aşağıdaki haller yenilik unsurunu etkilemez (BÇK 5/2):
Hak sahibi aleyhine, hakkın kötüye kullanımı sayılacak satış veya açıklamalar.
Islahçı hakkının devrine ilişkin sözleşme kapsamında olan satış veya açıklamalar.
Çoğaltım materyalinin mülkiyet hakkının hak sahibinde olması ve bu materyalin bir başka çeşit üretiminde kullanılmaması kaydıyla hak sahibi adına bu materyalin çoğaltım sözleşmesi kapsamında kalan faaliyetler.
Çeşidin niteliklerini belirlemek amacıyla bir sözleşme çerçevesinde yapılan tarla veya laboratuvar denemeleri ya da küçük çaplı ürün işleme denemeleriyle ilgili faaliyetler.
Biyolojik güvenlik amacıyla yapılacak yasal işlemler veya ticareti yapılacak çeşitlerin resmi kataloğa kaydedilmesi gibi yükümlülüklerden doğan faaliyetler.
Çeşidin elde edilişi sırasında ortaya çıkan artık ürünün veya yan ürün niteliğindeki hasat edilmiş materyalin ya da (c), (d) ve (e) bentleri çerçevesindeki faaliyetleri sonucu ortaya çıkan materyalin tüketim amacıyla ve çeşit tanımlanmaksızın satışı veya kamuya sunulması ile ilgili faaliyetler.
İlgili çeşidin ticarileştiğinin ispat yükü, ilgili ürünün yeni olmadığını iddia edene ait olacaktır (TMK 6; HMK 190/1).
Yargıtay’ın vermiş olduğu bir karara göre, i) bitkinin Bakanlığın resmi kataloğuna konması çeşidin ticarileştiğini göstermez (bkz. BÇK 5/2/e) ve 1 yıllık süre başlamaz, ii) Bakanlığın yeni olmadığı gerekçesiyle tesis edilen başvurunun reddi kararına karşı açılan iptal davasında, türün ticarileşmek suretiyle yeni olmadığını, Tarım ve Orman Bakanlığı (“Bakanlık”) ispatlamalıdır.[1]
Bu açıklamalar ışığında görülmektedir ki, BÇK m. 5/1’deki süreler içinde ticarileşmemiş veya ticarileşmiş olmakla birlikte BÇK m. 5/2’nin kapsamına giren bitki çeşitleri yeni sayılacaktır.

ii. Farklılık
Başvuru veya rüçhan hakkı tarihinde, herkesçe bilinen çeşitlerden açıkça ayırt edilebilen çeşit, farklı sayılır (BÇK 6/1). Bir çeşidin müracaatının yapıldığı tarihte herkesçe bilinen çeşitlerden, tescile esas özelliklerden, en az birisi bakımından farklılık göstermesi gerekmektedir (Yönetmelik 4/p).
Bir çeşide herhangi bir ülkede başvuru sonucunda ıslahçı hakkı verilmesi veya çeşidin katalogda yer alması halinde, çeşidin başvuru tarihinden itibaren herkesçe bilindiği kabul edilir (BÇK m. 6/2). Burada bahsi geçen katalog, Bakanlığa bağlı Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkez Müdürlüğü tarafından her yıl yayımlanan Çeşit Kataloğunu ifade eder (Tohum Kanunu m. 4/3).[2] Yandaki görsel, 2025 Çeşit Kataloğu’nun Meyve ve Asma Türlerine ilişkin kısmından alınmıştır:
Herkesçe bilinme, çeşidin kullanılmaya başlanması veya meslekî bir kuruluşun çeşitler kataloğunda yer alması veya bir referans koleksiyonuna dahil edilmesi gibi durumlara bakılarak da tespit edilebilir. (BÇK m. 6/3)
iii. Yeknesaklık (Üniformite veya Homojenlik)
Kullanılan çoğaltım metoduna bağlı olan muhtemel değişiklikler dışında, ilgili özellikler bakımından bir örneklik gösteren çeşit, yeknesak kabul edilir (BÇK m. 7). Yeknesaklık, çeşidin çoğaltımı esnasında, çoğaltma metoduna bağlı olarak beklenen varyasyonun dışındaki diğer özellikler yönünden bir örneklik göstermesini veya yeterince homojen olmasını ifade eder (Yönetmelik 4/r).
Bitki yetiştiriciliğinde yeknesaklık (üniformite veya homojenlik), bir popülasyondaki tüm bitkilerin boy, gelişim evresi, meyve kalitesi ve hasat zamanı bakımından birbirine tıpatıp benzemesi durumudur. Örneğin, yeknesak bir domates türünün çoğaltılan örneklerinin, eş zamanlı çimlenmesi, gövde ve yaprak yapılarının neredeyse aynı olması, çiçeklenmenin aynı dönemde gerçekleşmesi ve aynı zamanda hasada hazır hale gelmeleri gerekir.
iv. Durulmuşluk
Birbirini izleyen çoğaltımlar sırasında veya belirli çoğaltım dönemleri sonunda ilgili özellikleri değişmeksizin aynı kalan çeşit, durulmuş kabul edilir (BÇK m. 8; Yönetmelik 4/s).
Buna göre, örneğin, ilgi bitki türün çoğaltılmış örnekleri farklı karakteristik özellikler (bariz gövde ve yaprak farklılıkları, farklı olgunlaşma ve hasat dönemi gibi) geliştiriyor ise ilgili tür durulmuş olarak kabul edilemeyecektir.

Hak Sahipliği
Hak sahibi, ıslahçı ve onun hukuki haleflerini ifade eder (BÇK 2/d & 11; Yönetmelik 4/e).
Islahçı hakkının Türkiye’de korunabilmesi için, hak sahibinin Türk vatandaşı olması veya Türkiye’de yerleşik gerçek veya tüzel kişi olması ya da Yeni Bitki Çeşitlerini Koruma Uluslararası Birliği Sözleşmesi (“UPOV”) uyarınca başvuru hakkına sahip kişilerden olması veya Türk uyruğunda olmasa bile kendi ülkesi ile mütekabiliyet olması gerekir (BÇK m. 4/1-2; Yönetmelik m. 6).
Islahçı
Islahçı, yeni bir bitki çeşidini ıslah eden veya bulan ve geliştiren kişiyi ifade eder. (BÇK 2/c; Yönetmelik 4/d)
Birlikte Hak Sahipliği
Islahçının birden çok olması halinde, taraflar arasında aksine bir anlaşma yoksa ıslahçılar, paylı (müşterek) mülkiyet hükümleri çerçevesinde hak sahibidir (BÇK m. 11/2). Her hak sahibi şu işlemleri diğerlerinden bağımsız olarak yapabilir (BÇK m. 11/3):
Kendine düşen pay üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir (diğer paydaşların önalım hakkı mevcuttur, devir işleminin 2 ay içinde paydaşlara bildirilmesi ve paydaşların bildirimden itibaren 1 ay içinde önalım haklarını kullanmaları gerekir – BÇK 11/5)
Diğer hak sahiplerine yazılı bildirimde bulunduktan sonra hak konusu çeşidi kullanabilir
Hak konusu çeşidin korunması için gerekli önlemleri alabilir
Diğer pay sahipleriyle birlikte, tescilden doğan hakların tecavüze uğraması halinde, üçüncü kişilere karşı hukuk ve ceza davası açabilir (açılan davanın 1 ay içinde diğerlerine bildirilmesi gerekir – BÇK 11/4)
Çeşidin kullanılması hakkının üçüncü kişilere devrinin, hak sahiplerinin tamamının rızasıyla mümkün olmaması halinde, devredilip devredilemeyeceği hususunu mahkeme takdir eder. (BÇK 11/6)
Çalışan-İşveren İlişkisi

Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça, çalışanların işlerini görürken veya böyle bir görevleri olmasa bile işyerindeki bilgi ve araçlardan faydalanmak suretiyle ıslah ettikleri veya buldukları ve geliştirdikleri çeşitlerin sahibi, işverendir. (BÇK m. 12 ve 13).
Bununla birlikte, çalışan tarafın yeni bitki çeşidi için bedel isteme hakkı vardır (BÇK m. 12/3).
Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların oluşturduğu yeni bitkilerden elde edilen gelirin yarısı ilgili çalışanlara dağıtılır (BÇK 12/4; Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Görevlilerin Islahçı Hakkından Yararlanmasına İlişkin Yönetmelik[3] md. 10).
Tescil Süreci

Yeni bitkilere ilişkin ıslahçı haklarının tescili süreci işin niteliği gereği teknik bir süreç olup, sürecin dikkatle takip edilmesi gerekir. Başvuru süreci özetle aşağıdaki gibidir:
Başvuru
Çeşit sahibi, koruma hakkından yararlanmak için, Bakanlığa bağlı olan Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğüne (“Genel Müdürlük”) başvurmalıdır (BÇK 32; Yönetmelik 8).
Türkiye’de ikametgâhı olmayanlar, çeşitleri için ıslahçı hakkı başvurusu yapmak ve tescil ettirmek için Türkiye’de ikametgâhı olan bir vekil tayin etmek zorundadırlar. (Yönetmelik 9/b/1)
Yeni bitki çeşidine bir isim koymak zorunludur (BÇK m. 9; Yönetmelik m. 20).
UPOV’a taraf devletlerden birinde 12 ay içinde başvuru yapmış olan rüçhandan yararlanır. (BÇK 34/1)
Bakanlık İncelemesi
Bakanlığa bağlı Genel Müdürlük, yapılan başvuruyu şeklen ve esastan olmak üzere iki açıdan inceler (BÇK 35; Yönetmelik 10). Şekli eksiklerin varlığı halinde süre verilir; eksiklik giderilmez ise başvuru yapılmamış sayılır (BÇK 35/2; Yönetmelik 11/2). Esastan incelemede eksiklik olursa başvuru reddedilir (BÇK 35/5; Yönetmelik 12/2).
Yayım
Genel Müdürlük eksiklik tespit etmediği başvuruları Bitki Çeşitleri Bülteninde[4] (“Bülten”) yayımlar. (BÇK 36; Yönetmelik 13)
Üçüncü Kişilerin Başvuruya İtirazı
Başvuruya karşı Bültende yayım tarihinden itibaren 3 ay içinde itiraz sebeplerine ilişkin delil ve belgelerin ekli olduğu bir dilekçeyle itiraz etmek mümkündür (BÇK 37; Yönetmelik 14).
Teknik İnceleme
Bu safhaları geçen başvuru teknik incelemeye tabi tutulur (BÇK 39/1; Yönetmelik 16/a).
Tescil Belgesi
Bakanlık, inceleme sonucunda, korumadan yararlanacak kişilerin BÇK 4’e uygunluğunu ve başvuru sahibinin Kanunda belirlenen gerekli işlemleri yerine getirdiğini tespit ederse, ıslahçı hakkını sicile kaydederek Islahçı Hakkı Belgesi verir ve tescilden itibaren durum 30 gün içinde Bültende yayımlanır. (BÇK 43 ve 44)
Üçüncü Kişilerin Tescile İtirazı (BÇK 45)
Islahçı hakkının tescilinden itibaren 30 gün içinde üçüncü kişiler tescile itiraz edebilirler. Bakanlık tarafından yapılan inceleme sırasında, ıslahçı hakkının verilmesi ile ilgili bir işlemin yerine getirilmediği veya önemli bir eksiklik yapıldığı tespit edildiği takdirde, Bakanlık, tescil ile ilgili işlemin geçersizliğine ve eksikliğin yapıldığı safhaya kadar geriye dönülmesine ve işlemlerin yeniden yapılmasına karar verir.
Korumanın Süresi
Koruma süresi ıslahçı hakkının tescilinden itibaren 25 yıldır. Bu süre ağaçlar, asmalar ve patates için 30 yıldır. Koruma süresinin sona ermesi, takvim yılı sonu itibarıyla hesaplanır. (BÇK 10)
Örneğin, 13.02.2026 tarihinde tescil edilerek koruması başlayan ıslahçı hakkının 25 yıllık süresi 31.12.2026’da (takvim yılı sonu) hesaplanmaya başlar 31 Aralık 2051 korumayla birlikte sona erer.
Bununla birlikte, başvuru ile tescil arasındaki sürede de, koruma kapsamındaki fiilleri gerçekleştirenlerin hak sahibine uygun bir bedel ödemesi gerekir. (BÇK 15)
Başvuru yapılmadığı sürece, ıslahçı hakkına ilişkin BÇK’nın öngördüğü korumadan yararlanılabilmesi mümkün değildir. Yargıtay bu konuya ilişkin şöyle bir karar vermiştir:
Somut uyuşmazlıkta, davacı-karşı davalı tarafından bu Kanun hükümlerine dayalı olarak yapılmış bir başvuru bulunmadığına göre davada 5042 sayılı Kanun'un 15. maddesine ve bu maddenin atıf yaptığı 14. maddesine dayanılması mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde değerlendirilerek çözümü gerekirken, 5042 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi görülmemiş, asıl davada verilen hükmün temyiz eden davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir. (11. HD., E. 2014/15213 K. 2015/633 T. 19.1.2015)
Korumanın Kapsamı

Islahçı hakkı, sahibine korunan çeşit üzerinde şu yetkileri verir (BÇK 14/1):
Üretmek veya çoğaltmak.
Çoğaltım amacıyla hazırlamak.
Satışa arz etmek.
Satmak veya diğer şekillerde piyasaya sürmek.
İhraç veya ithal etmek.
Depolamak.
İlgili haklar, çoğaltılmış bitkilerden elde edilen hasat ve bu hasattan elde edilen hasatlar için de geçerlidir ancak hak sahibinin buradaki hakkını makul fırsatta kullanması gerekir (BÇK 14/2-3).
İlgili haklar şu bitki çeşitlerine de uygulanır (BÇK 14/5):
Hakkın konusu bitki çeşidinin kendisinin de türetilmiş olmaması şartıyla, korunan bitkiden türetilen çeşitler
Hakkın konusundan farklı olmayan çeşitler
Üretilmeleri adına her defasında hakkın konusu çeşidin kullanılmasını gerektiren bitki çeşitleri
BÇK 14/5/a’da belirtilen türetilmiş bitki aşağıdaki hallerde söz konusu olur (BÇK 14/6):
Çeşidin, hâkim özellikler itibarıyla bir başlangıç çeşidinden türetilmiş olması veya yine hâkim özellikler itibarıyla başlangıç çeşidinden türetilen diğer bir çeşitten türetilmiş olması gerekir. Her iki durumda da esas itibarıyla türetilmiş çeşit, başlangıç çeşidini oluşturan genotip veya genotipler tarafından meydana getirilen aslî özellikleri göstermelidir.
Türetilmiş çeşit, başlangıç çeşidinden açıkça ayırt edilebilir olmalı ve türetme yönteminin yol açtığı farklılıklar dışında başlangıç çeşidini oluşturan genotip veya genotipler tarafından meydana getirilen aslî özellikleri göstermelidir.
Esas itibarıyla türetme; tabiî veya sunî mutant seleksiyonu, somaklonal varyant seleksiyonu, başlangıç çeşidi içinden farklı bireylerin seleksiyonu, geriye melezleme veya genetik mühendisliği yoluyla transformasyona uğratılmış bitkilerden elde etme gibi yöntemlerle olabilir. (BÇK 14/7)
Korumanın Sınırları
Genel Sınırlandırma Halleri
Aşağıdaki haller hak sahibinin yetkileri dışındadır (BÇK 16):
Şahsî amaçla sınırlı kalan ve ticarî amaç taşımayan faaliyetler.
Deneme amacıyla yapılan faaliyetler.
BÇK 14/5 dışında başka çeşitlerin elde edilmesi amacıyla yapılan faaliyetler.
Çiftçi İstisnası
Belirli bitki türleri için küçük çiftçilerin (BÇK 17/3/b) yararlanabileceği çiftçi istisnası mevcuttur. Çiftçi istisnası ile korunan bitkinin hasadından elde edilen tohumların ek ücret ödenmeksiniz kullanılabilmesi mümkündür (BÇK 17/1). Çiftçi istisnası yalnızca belirli bitki türleri için geçerlidir (BÇK 17/2):
Bununla birlikte, çiftçi istisnası kapsamında olmayan çiftçilerin BÇK 17/1’deki fiilleri gerçekleştirmeleri halinde çiftçinin hak sahibine belirli bir bedel ödemesi gerekir.
Zorunlu Lisans
Islah hakkı, BÇK 18-30 ile Yönetmeliğin 25-32 hükümlerinde düzenlenen zorunlu lisans düzenlemesi ile de sınırlandırılmaktadır. Bu durum tescilin üçüncü yılın sonundan itibaren kamu yararı olması halinde söz konusu olabilir (BÇK 18/1; Yönetmelik 25/1). Millî savunma veya halk sağlığı açısından, korunan çeşidin kullanılmaya başlanması, kullanımının artırılması veya yaygınlaştırılması büyük önem taşıyorsa, kamu yararının bulunduğu kabul edilir (BÇK 18/2; Yönetmelik 25/2). Korunan çeşidin kullanılmamasının veya nitelik ve miktar bakımından yetersiz kullanılmasının ekonomik ve teknolojik gelişme açısından ciddi zararlara sebep olacağı hallerde de kamu yararının bulunduğu kabul edilir (BÇK 18/3; Yönetmelik 25/3). Zorunlu lisansa Cumhurbaşkanı karar verir (BÇK 18/4).
Hakkın Tükenmesi
Korunan bir türe ait veya BÇK m. 14/5 hükümlerine giren bir çeşide ait materyal veya bundan elde edilen materyal yurt içinde ıslahçı tarafından veya onun rızası ile satılmış veya pazarlanmış ise ıslahçı hakkı tükenmiş olur. Bu nitelikteki materyal veya ürünlerin konu olacağı sonraki tasarruflara karşı ıslahçı hakkı ileri sürülemez. (BÇK 31/1)
Ancak, sonraki tasarruf, hak konusu çeşidin çoğaltılmasına imkân veren faaliyetlerden oluşmakta ise veya çeşidin ait olduğu cins ve türü koruma kapsamına almamış bir ülkeye, çeşidin çoğaltılmasına imkân verecek materyalin ihraç edilmesi faaliyetlerini içeriyorsa, her iki halde de ıslahçı hakkı ileri sürülebilir. Ancak, ihraç edilen materyalin nihaî tüketim amacıyla kullanılması halinde, ıslahçı hakkı tüketilmiş sayılır. (BÇK 31/2)
Örnek olay: Islah edilmiş bir tohumu satın alan çiftçi, bu tohumdan ürün (domates) elde edip pazarda satabilir. Islahçı, "Bu domatesleri satamazsın," diyerek bu sürece müdahale edemez; çünkü ilk tohum satışı ile ıslahçının o ürün üzerindeki kontrol hakkı sona ermiştir. Ancak çiftçi, yetiştirdiği domateslerden yeni tohumlar üretip bu tohumları ticari amaçla satmaya kalkarsa, ıslahçı buna engel olabilir. Çünkü fikri mülkiyet hakkı, materyalin kendisini (meyveyi) satmayı kapsasa da, genetik materyalin (tohumun) izinsiz çoğaltılmasını ve ticaretini yasaklar.

Tescil Sonrası Yükümlülükler ve Islah Hakkının İptali
Hak sahibi, hakkın geçerlilik süresi boyunca, korunan çeşidin veya gerektiğinde çeşidin kalıtsal unsurlarının genetik yapılarının devamından sorumludur (BÇK 47/1; Yönetmelik 24). Bu sorumluluğun yerine getirilip getirilmediğini Bakanlık denetler (BÇK 47).
Hak sahibinin BÇK 47/1 gereğince yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülükleri yerine getirmediği veya çeşidin yeknesaklık ve durulmuşluk özelliklerini kaybettiği tespit edildiği takdirde, ıslahçı hakkı, Bakanlık tarafından resen iptal edilir (BÇK m. 48/1).
Aşağıdaki hallerde de ıslahçı hakkı Bakanlık tarafından re'sen iptal edilir (BÇK m. 48/2):
BÇK 47/2 gereğince istenen bilgi, belge ve materyalin, Bakanlıkça belirlenen süre içinde hak sahibi tarafından temin edilmediği durumda.
Çeşit isminin mahkeme tarafından iptal edilmesi halinde, Bakanlıkça belirlenen süre içinde, hak sahibi tarafından çeşit için yeni bir isim bildirilmemesi durumunda.
Islahçı hakkının iptali, Kütüğe kaydedilme tarihinden itibaren yürürlüğe girer (BÇK m. 48/3).
Hakkın Sona Ermesi ve Sonuçları
Şu hallerde ıslahçı hakkı sona erer: i) Koruma süresinin sona ermesi, ii) Vazgeçme, iii) Yıllık ücretlerin ödenmemesi, iv) Hükümsüzlük ve v) İptal (BÇK m. 55/1 & 54/1 & 48; Yönetmelik 37 & 38). Sona eren hak kamu malı olur, herkesçe kullanılabilir (BÇK 55/2).
Hukuki İşlemler
Hakkın Devri (BÇK 49; Yönetmelik 35)
Islahçı hakkı, devredilebilir ve mirasla intikal edebilir. Bu haklar üzerinde ölüme bağlı tasarruflar yapılabilir. Ücretinin ödenmesi suretiyle, devralan veya miras yoluyla hak sahibi olan kişi hakkın kendi adına tescilini talep edebilir. Bunun için aşağıdaki belgelerin asıl veya noter onaylı suretleri ile Genel Müdürlüğe başvurulması gerekir:
Talep dilekçesi
Veraset ilamı,
Islahçı hakkı tescil belgesi
Devreden ve devralanın imza ve beyanlarını taşıyan, korunan çeşidin adının geçtiği noter onaylı devir sözleşmesi
Devralan tüzel kişi ise, imza sirküleri
Devir veya intikal talebi vekil tarafından yapılıyor ise, noterden tasdikli vekaletname
Islahçı hakkı, rehine ve hacze konu olabilir. Bu durum taraflardan birinin talebiyle sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.
Lisans (BÇK 50; Yönetmelik 36)
Başvuru veya tescilden doğan hak, ülke sınırları içerisinde geçerli olacak şekilde, lisans sözleşmesine konu edilebilir.
Lisans sözleşmesi yazılı olarak yapılır. Lisans sözleşmesi taraflardan birinin yazılı talebi üzerine Bakanlıkça ilgili sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır. Lisans sözleşmesinin geçerli olabilmesi için lisans alan veya lisans verenin aşağıdaki belgelerle Bakanlığa başvurması gereklidir (Yönetmelik 36/3):
Lisans alanın ve lisans verenin imza ve beyanlarını, lisansa konu olan çeşide ait başvuru tarihi ve numarasını, tescil tarihi ve numarasını, lisansın bedelini, süresini ve hukuki dayanağını belirten noter onaylı lisans sözleşmesi,
Islahçı hakkı tescil belgesi,
Ücretin ödendiğine dair belge,
Lisans alan tüzel kişi ise imza sirküleri,
Talep vekil tarafından yapılıyor ise vekaletname.
Lisans, inhisari (tekelci) lisans veya inhisari olmayan (basit) lisans şeklinde verilebilir. İnhisari lisansta, lisans alana tam anlamıyla bir tekel hakkı verilmekte olup bu kapsamda lisans veren ne bir başkasına lisans verebilir ne de kendisi hakkı kullanabilir. Lisans sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamışsa, lisans inhisarî değildir. Bu şekilde lisans veren, korunan çeşidi kendi kullanabileceği gibi üçüncü kişilere aynı çeşide ilişkin başka lisanslar da verebilir.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, sözleşmeye dayalı lisans sahipleri lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez.
Sözleşmeye dayalı lisans hakkını alan kişi, aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, çeşidin koruma süresince ulusal sınırların bütünü içinde, hak konusu çeşidin kullanılmasına ilişkin her türlü tasarrufta bulunabilir.
Sözleşmedeki şartların lisans alan tarafından ihlâl edilmesi halinde, başvuru veya tescilden doğan haklar, hak sahibi tarafından lisans alana karşı, dava yoluyla ileri sürülebilir.
İnhisarî lisans alanlar, lisans sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamışsa, üçüncü kişiler tarafından haklarına tecavüz edilmesi durumunda, hak sahibinin bu Kanun uyarınca açabileceği davaları kendi adına açabilir. İnhisari lisans sahiplerinin tecavüz fiillerine karşı hak sahibinden bağımsız dava açabileceği Yargıtay tarafından şu şekilde ifade edilmiştir:
“Mahkemece, ıslahçı hakkının sahibinin ... Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürlüğü olduğu, bu hak üzerinden ...'e lisans hakkı verildiği bu lisans hakkının inhisarı lisans olduğu, davalı ... tohumculuğun lisans hakkına tecavüz ettiği, koruma altındaki çeşidi ürettiği ve sattığı, satış miktarının 2.250.000 kg. olduğu, bu satış miktarının %3 ünü talep etme yetkisinin ...' de olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 59.577,30 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir… Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA” (Yargıtay, 11. HD., E. 2015/15709 K. 2016/9711 T. 20.12.2016)
İnhisarî olmayan lisans alanların dava açma hakları yoktur; ancak inhisarî olmayan lisans alanlar, hakka tecavüzün olduğu durumlarda noter kanalıyla yapacağı bir bildirimle, hak sahibinden dava açmasını isteyebilir. Hak sahibinin bu talebi kabul etmemesi veya bildirimin alındığı tarihten itibaren 3 ay içinde davayı açmaması halinde, lisans alan, bildirimin bir suretini de ekleyerek, kendi adına dava açabilir ve dava açtığını hak sahibine bildirir. Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesi varsa, 3 aylık sürenin geçmesini beklemeden, mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alınmasını isteyebilir (BÇK m. 50/9).
Hukuki İşlemden Doğan Sorumluluk (BÇK 51)
Başvuru veya tescilden doğan hakkını bir bedel karşılığında veya bedelsiz devreden veya lisans veren kişi, yetkisinin olmadığının anlaşılması veya başvurunun reddedilmesi veya iptal edilmesi veya hükümsüzlük kararı verilmesi hallerinde, devralan veya lisans alanın zararlarını tazmin etmekle yükümlüdür. Tazminatı talep süresi, ret, iptal veya hükümsüzlük kararının verilmesinden veya yetkisizliğin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kötü niyetli hareket eden devreden veya lisans veren fiillerinden her zaman sorumludurlar. Devreden veya lisans veren, üzerinde tasarruf edilen ıslahçı hakkı başvurusu veya hak konusu olan çeşidin verilen bu hak ile korunabilirliğine ilişkin rapor ve kararları veya bu konuda bildiklerini karşı tarafa bildirmemiş ve bunlara ilişkin belgelere sözleşmede yer vermemişse kötü niyetin varlığı kabul edilir.

Bakanlık Kararlarına Karşı İptal Davası
Tescil sürecini yürüten Bakanlığın çeşitli idari işlemlerin yargısal denetimi, açılacak iptal davaları ile gerçekleşir.[5]
Bakanlık tarafından verilen kararlara karşı açılacak davaların Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görüleceği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu davaların ne zamana kadar açılabileceğine ilişkin genel nitelikte bir hüküm yoktur (BÇK 57/6; 68/1). Bununla birlikte çeşitli durumlara ilişkin dava açma süreleri verilmiştir:
Üçüncü kişinin çeşidin yeni olmadığına, hak sahipliğine ve ismin usulsüzlüğüne dayanarak yaptığı yayıma itirazı neticesinde verilen karara karşı, tebliğinden itibaren 30 gün içinde dava açılabilir. (BÇK 38/6)
BÇK 41 uyarınca bitki çeşidinin ismine ilişkin verilen başvurunun reddi veya devamına ilişkin karar karşı kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde dava açılabilir. (BÇK 41/4)
Tescile Karşı Hükümsüzlük Davası

Aşağıdaki hallerden birinin varlığı durumunda mahkeme tarafından ıslahçı hakkının hükümsüz sayılmasına karar verilir (BÇK 52):
Başvuru veya rüçhan hakkı tarihi itibarıyla, çeşidin yeni veya farklı olmadığının anlaşılması.
Yeknesaklık ve durulmuşluk şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması.
Islahçı hakkı tescilinin BÇK 11 (paydaş ıslahçı), BÇK 12 (sözleşmeye dayalı işveren) ve BÇK 13 (işveren) hak sahibi olarak belirtilenler dışında gerçek hak sahibi olmayan bir kişi adına yapıldığının anlaşılması.
Hükümsüzlük talebi, hukuki menfaati olan herkesçe ileri sürülebilir ancak BÇK 52/c uyarınca yetkisiz kişinin yaptığı başvuruya karşı ancak gerçek hak sahibi tarafından ileri sürülebilir (BÇK 53).
Kesinleşmiş hükümsüzlük kararı kütüğe kaydedilerek herkese karşı (erga omnes) sonuç doğurur. (BÇK 54/2)
Islahçı hakkının hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe etkilidir (ex tunc) ve koruma hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılır (BÇK 54/1). Hak sahibinin kötü niyetli olarak hareket etmesinden kaynaklanan, zararın giderilmesine ilişkin tazminat talep hakkı saklı kalmak üzere, hükümsüzlüğün geriye dönük etkisi, aşağıdaki durumları etkilemez (BÇK 54/3):
Hakkın hükümsüz sayılmasından önce, söz konusu hakka tecavüz nedeniyle verilen hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.
Hakkın hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce yapılmış ve uygulanmış lisans sözleşmeleri.
Ancak, haklı sebepler ve hakkaniyet ilkesi göz önünde bulundurularak, lisans sözleşmesi uyarınca ödenmiş olan bedelin kısmen veya tamamen iade edilip edilmeyeceğine mahkemece karar verilir (BÇK 54/4).
Islahçı Hakkına Yönelik İhlale Karşı Tecavüz Davalaları
Özel Hukuk Anlamında Tecavüz
Aşağıdaki haller ıslahçı hakkına tecavüz sayılır (BÇK m. 56):
BÇK 14’te sayılan yetkileri hak sahibinin rızası olmadan kullanmak.
Korunan çeşide ait çoğaltım materyalinin, hak sahibinin yetkilerini ihlâl etmek suretiyle üretildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, söz konusu materyali çoğaltım amacıyla hazırlamak, çoğaltmak, satışa sunmak, satmak veya diğer şekillerde piyasaya sürmek, ihraç etmek, ithal etmek veya bu amaçlarla depolamak.
Sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans ile verilmiş yetkileri aşmak, izinsiz genişletmek veya bu yetkileri üçüncü kişilere devretmek.
BÇK 9/4-5’i ihlâl etmek.
Hakkı gaspetmek.
Yukarıdaki bentlerde sayılan fiillere iştirak veya yardım etmek veya teşvik etmek veya hangi şekil ve şartta olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak.
Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya piyasaya sürülen materyalin nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak.
Delil Tespiti
Islahçı haklarına tecavüz durumlarında, delillerin niteliği gereği (tohum, mahsul, bitki) yargılama öncesinde delil tespiti (HMK 400 vd.) yaptırılması kritik öneme sahiptir. Tecavüze konu ürünlerin kolayca taşınabilmesi, kullanılabilmesi, tüketilmesi veya tarladaki emarelerin yok edilebilmesi riskine karşı, davanın açılmasından önce Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yapılacak bir keşif ve/veya bilirkişi incelemesi, delillerin ihlal sahibine haber verilmeksizin kayıt altına alınabilmesi mümkündür. Bu şekilde, delillerin karartılması ihtimali ortadan kalkılabilecektir. Bu önleyici mekanizma, ileride ikame edilecek davanın ispat gücünü ve başarı şansını doğrudan artırır.
İhtiyati Tedbir
Dava açan veya dava açacak olan kişiler, dava konusu çeşidin, kendi haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde, Türkiye'de kullanılmakta olduğunu veya kullanılması için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, mahkemeden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep edebilirler (BÇK 63/1; HMK 389 vd.). İhtiyatî tedbir, verilecek hükmün etkinliğini tamamen sağlayacak nitelikte olmalı ve aşağıda belirtilen tedbirleri kapsamalıdır:
Islahçı hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasını.
Islahçı hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen hak konusu çeşitle ilgili materyallere, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya serbest bölgeler de dahil olmak üzere bulundukları her yerde el konulması ve bunların zarar görmeyecek şekilde saklanmasını.
Tecavüz Davaları (Özel Hukuk)
Islahçı hakkının tecavüze uğraması halinde, hak sahibi mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir (BÇK m. 57/1; 62):
Tespit: Tecavüz fiilinin varlığının mahkemece tespiti. (BÇK 62)
Durdurma ve Men: Hakka yönelik tecavüz fiillerinin durdurulması ve önlenmesi.
Tecavüzün Ref’i ve Tazminat: Tecavüzün giderilmesi ile maddi ve manevi zararların giderilmesi.
El Koyma: Tecavüz neticesinde üretilen materyaller ile bunların üretiminde doğrudan kullanılan araçlara el konulması.
Mülkiyet Devri: El konulan materyal ve araçlar üzerinde mülkiyet hakkı tanınması (Bu durumda materyal değeri, tazminat miktarından mahsup edilir).
İmha ve Şekil Değiştirme: Tecavüzün devamını önlemek amacıyla materyallerin imhası veya özelliklerinin değiştirilmesi.
İlan: Mahkeme kararının masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kamuya ilan edilmesi.
Maddi tazminat hesabında fiili zararın yanı sıra yoksun kalınan kazanç da dikkate alınır (BÇK 59/1). Hak sahibi, yoksun kalınan kazancın belirlenmesinde şu üç yöntemden birini seçebilir:
Islahçı hakkına tecavüz edilmeseydi, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
Tecavüz edenin, bu çeşidi kullanmak suretiyle fiilen elde ettiği kazanç.
Tecavüz edenin, korunan çeşidi bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken varsayımsal lisans bedeli.
Yetki ve Görev
Hak sahibi tarafından açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir (BÇK m. 57/2). Davacının Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, yetkili mahkeme Ankara'daki mahkemelerdir (BÇK m. 57/3). Üçüncü kişiler tarafından başvuru sahibi veya hak sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Başvuru veya hak sahibinin Türkiye'de ikamet etmemesi halinde yetkili mahkeme Ankara'daki mahkemelerdir (BÇK m. 57/4).
Görevli mahkeme ise BÇK 68 uyarınca ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemeleridir.
Ceza Davası
Islahçı haklara yönelik bazı ihlaller (patent mevzuatından farklı olarak), aynı zamanda suç olarak düzenlenmiştir. İhlal sayılan haller ve bu hallerde verilecek cezalar aşağıda gösterilmiştir (BÇK 66):
56 ncı maddenin (a), (b) ve (e) bentlerindeki fiilleri işleyenler bir yıldan iki yıla kadar hapis veya bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
56 ncı maddenin (c), (d) ve (g) bentlerini ihlal edenler ikiyüzelli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.
Gerçeğe aykırı biçimde, kendisini başvuru sahibi veya hak sahibi olarak tanıtanlar ikiyüzelli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.
Yukarıdaki fiillerin bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bunlar hakkında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Şikâyet Şartı: Bu maddede sayılan suçların takibi (c bendi hariç) şikâyete bağlıdır. Özel düzenleme bulunmadığı için, şikâyet süresi, hak sahibinin fiili ve faili öğrenmesinden itibaren altı aydır (TCK 73).
Bedel Davası
BÇK’nın çeşitli hükümlerinde hak sahibine belirli bir bedelin ödenmesi gerektiği ifade edilmektedir. Örneğin, çiftçi istisnası dışında kalan çiftçilerin bitkiyi kullanması ve tescil öncesi başvuru sahibinin bitkisinin kullanılması halinde hak sahibine belirli bir bedelin ödenmesi öngörülmüştür (BÇK 17/3/c; 15). Bu noktada ilgili bedellerin ödenmemesi halinde, hak sahibinin ilgili kişilere karşı fiillerin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl içinde dava açma hakkı vardır (BÇK 60).
Menfi Tespit Davası
Menfaati olan herkes, hak sahibine karşı dava açarak, faaliyetlerinin ıslahçı hakkına tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesini talep edebilir (BÇK 61/1). Menfi tespit davası açılmadan önce, fiillerinin tecavüz oluşturmadığının tespitini isteyen kişi, hak sahibinden görüşlerini bildirmesi için noterden bildirimde bulunulur. 1 ay içinde buna cevap verilmez veya olumsuz cevap verilirse menfi tespit davası açılabilir (BÇK 61/2). Karşı taraf tecavüz davası açtıktan sonra menfi tespit davası açılabilmesi mümkün değildir (BÇK 61/3). Bu davada ispat yükü, kendi lehine davadan hak çıkaracak olan davalıdır; davalı davacının faaliyetlerinin tecavüz teşkil edip etmediğini ispatlamalıdır. Eğer davalı bunu ispatlayamaz ise tecavüzün oluşmadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne karar verilir.
Sonuç
Bu çalışmada, yeni bitki çeşitleri üzerindeki ıslahçı hakları ele alınmıştır. Artan nüfus ve çevresel bozulma ile mücadelede kritik bir rol oynayan yeni bitki türlerinin geliştirilmesi, ıslahçıya tanınan tekel haklarıyla teşvik edilmektedir. Bu hakların hukuki koruma kazanması, tescil süreçlerinin eksiksiz tamamlanmasına bağlıdır. Tescil sonrası aşamada ise özellikle hükümsüzlük ve tecavüz davaları merkezi bir önem taşımaktadır. Bu süreçlerde, idari ve adli mercilerin yanı sıra uzman bilirkişilerin titiz çalışmaları ve delillerin erkenden tespiti, uyuşmazlıkların çözümü için hayati bir gerekliliktir.
[1] Yargıtay, 11. HD., E. 2018/915, K. 2019/2716, T. 8.4.2019
[2] 2015 sonrası kataloglara https://www.tarimorman.gov.tr/BUGEM/TTSM/Menu/141/Tescil-Raporlari-Ve-Cesit-Katalogu (Son Erişim: 04.02.2026) adresinden ulaşılması mümkündür.
[3] Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Görevlilerin Islahçı Hakkından Yararlanmasına İlişkin Yönetmelik (25801 sayılı 30.04.2005 tarihli Resmi Gazete)
[4] 2009’dan günümüze yayımlanan Bültenlere buradan ulaşılabilir https://www.tarimorman.gov.tr/Konular/Bitkisel-Uretim/Tohumculuk/Islahci-Haklari (Son Erişim Tarihi: 05.02.2026)
[5] Yargıtay, 11. HD., E. 2018/915 K. 2019/2716 T. 8.4.2019