Genç Girişimci Bağ-Kur Prim Teşviklerinin Kaldırılması ve Buna Karşı Hukuki Yollar
- Av. Furkan Mert Özkaynak

- 5 Oca
- 8 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 19 Oca
Kısaltmalar
Kısaltma | Açıklama |
GVK | : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu |
SGK Kanunu | : 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu |
SGK | : Sosyal Güvenlik Kurumu |
Ana. | : 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası |
AYM | : Anayasa Mahkemesi |
GK | : Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu |
md. | : madde |
s.K | : sayılı Kanun |
İDDK | : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu |
Danıştay Kanunu | : 2575 sayılı Danıştay Kanunu |
İYUK | : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu |
DD | : Danıştay Dava Dairesi |
Giriş
19 Aralık 2025 tarihli 33112 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7566 sayılı Kanun uyarınca 01.01.2026 tarihi itibariyle, yani düzenlemenin yayımlanmasından yalnızca 12 gün kadar kısa bir süre sonra genç girişimcilere sağlanan 1 yıllık Bağ-Kur prim muafiyeti uygulaması ortadan kaldırılmıştır.
Yeni düzenlemenin yalnızca yürürlük tarihinden sonra iş kuranlara uygulanması ve önceden iş kuran genç girişimcilerin 1 yıllık muafiyetlerinin devamı yine aynı düzenleme uyarınca gerekirken; uygulamada, halihazırda genç girişimcilikten faydalanan kişilerin de bir yıllık Bağ- Kur prim muafiyetlerinin SGK birimleri tarafından durdurulduğu görülmektedir. Bu konuda birçok şikayet bulunmaktadır. İşte bu yazımızın konusu genç girişimci teşviklerinin kapsamı, SGK tarafından gerçekleştirilen uygulamanın neden hukuksuz olduğu ve buna karşı başvurulabilecek hukuki yollardır.
Genç Girişimci Desteklerinin Eski Kapsamı ve Yeni Düzenleme
GVK mükerrer md. 20 uyarınca genç girişimcilik şartlarını sağlayan kimseler iki teşvikten yararlanmaktaydılar:
Üç yıl boyunca GVK 103’te yer alan ikinci vergi matrahına kadarki tutarlar (yani, 2026 yılı için 400.000 TL’ye kadarki gelir vergisine tabi gelirler) gelir vergisinden müstesna olacaktır (GVK mükerrer md. 20);
Genç girişimcilikten yararlanan kimselerin mükellefiyet başlangıçlarından itibaren bir yıl süreyle Bağ-Kur primleri Hazinece karşılanacaktı (7143 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca değişik SGK Kanunu’nun 81. maddesinin (k) bendi).
Genç girişimciler, 01.01.2026 tarihine kadar yukarıdaki iki teşvikten de faydalanabilmekteydiler. Ancak, 19.12.2025’te yayımlanan yeni düzenleme (7566 s.K. md. 23 ve 38/ç) ile genç girişimcilere bir yıllık Bağ-Kur muafiyeti sağlayan hüküm (SGK Kanunu 81/k), 01.01.2026 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlükten kalkmış olan SGK Kanunu’nun 81. maddesinin (k) bendi hükmü şu şekildedir:
SGK Kanunu’nun 81. maddesinin mülga (k) bendi hükmü
Madde 81 -…k) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesi kapsamında genç girişimcilerde kazanç istisnasından faydalanan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmuş ve 29 yaşını doldurmamış olanlardan, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında 1/6/2018 tarihinden itibaren ilk defa sigortalı sayılan gerçek kişilerin primleri, 1 yıl süreyle 82 nci madde uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınır üzerinden Hazinece karşılanır. Adi ortaklıklar ve şahıs şirket ortaklıklarında sadece bir ortak bu fıkra hükmünden yararlandırılır….
Buna karşılık, GVK mükerrer md. 20 uyarınca mevcut olan üç yıllık gelir vergisi istisnası ise devam etmektedir.
Genç Girişimci Desteklerinden Kimler Faydalanabilir
Kimlerin genç girişimci kapsamında olduğu GVK mükerrer md. 20 uyarınca düzenlenmektedir. Buna göre, şu şartları sağlayanlar genç girişimcilik kapsamındadır:
29 yaşını doldurmamış,
Adlarına daha önceden ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle mükellefiyet tesis olunmamış,
Tam mükellef gerçek kişi (Türkiye’de ikamet eden şahıslar) olan,
İşe başlama bildirimlerini süresinde vermiş olan,
Kendi işini kendisi sevk eden (işçi, çırak, kalfa çalıştırılması veya geçici olarak işin başında bulunulmamış olması bu şartı bozmaz),
Eş ve çocuklardan ölüm nedeniyle faaliyetin devri hariç olmak üzere, işin akrabalardan devralınmamış olması.
Ayrıca, faaliyetin ortaklık kapsamında yapılması halinde bütün ortakların da bu şartları taşıyor olması gerekir. Bununla birlikte, sonradan mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete ortak olunmaması gerekir. Uygulamada, bu şartları taşıyan kimselerin bağlı bulundukları vergi dairesine bu şartları taşımaları sebebiyle kendilerinin genç girişimcilikten faydalanması gerektiğine ilişkin bir dilekçeyle başvurmaları gerekmektedir. Kişinin başvuruda bulunduğu vergi dairesi genç girişimci başvurusunu kabul ettikten sonra “Genç Girişimci İstisnası Onay Yazısı” hazırlayıp, bunu başvuru sahibine tebliğ etmektedir.
Halihazırda Genç Girişimcilikten Faydalananların Prim Muafiyetlerinin Durdurulmuş Olması Hukuksuz Müdahaledir
Her ne kadar, bir yıllık Bağ-Kur muafiyeti getiren SGK Kanunu’nun 81 maddesinin (k) bendi, 01.01.2026 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmış olsa da, SGK birimlerinin 01.01.2026 tarihinden önce halihazırda genç girişimcilikten faydalanan kişilerin de Bağ-Kur muafiyetlerinin durdurulduğuna dair birçok şikayet bulunmaktadır. SGK birimlerinin bu yöndeki uygulaması halihazırda genç girişimcilikten faydalanan bu kimselerin sahip olduğu kazanılmış haklarına müdahale niteliğinde olduğundan dolayı hukuka açıkça aykırıdır. AYM verdiği bir kararda kazanılmış haklara ilişkin şu tanımlamalarda bulunmuştur:
AYM, E. 2016/195, K. 2017/158, 16.11.2017, RG: 30326 - 08.02.2017
Kazanılmış haklara saygı ilkesi, hukukun genel ilkelerinden birini oluşturmaktadır. Kazanılmış hak, özel hukuk ve kamu hukuku alanlarında genel olarak bir hak sağlamaya elverişli nesnel yasa kurallarının bireylere uygulanması ile onlar için doğan öznel hakkın korunmasıdır. Kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bu hakkın, yeni yasadan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekir. Kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüden doğan, kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel niteliğe dönüşmüş haktır.
Danıştay, kazanılmış hakların tanımını bir kararında şu şekilde yapmıştır:
Danıştay İDDK., E. 2003/56 K. 2003/154 T. 28.3.2003
…hukuk ilkelerine göre kazanılmış hak objektif bir hukuk kuralının kendiliğinden uygulanacak hale gelmesi ya da kişilere uygulanması, böylece, objektif ve genel hukuki durumun kişisel bir işlemle özel hukuki duruma dönüşmesi olması…
Danıştay başka bir kararında da kazanılmış hakkı şu şekilde tanımlamıştır:
Danıştay 10. DD., E. 2022/4779 K. 2025/2658 T. 21.5.2025
Kazanılmış hak, özel hukuk ve kamu hukuku alanlarında genel olarak, bir hak sağlamaya elverişli nesnel yasa kurallarının bireylere uygulanması ile onlar için doğan öznel hakkın korunmasıdır. .
Görüldüğü üzere, genel ve objektif hukuk kuralının kişiye uygulanması suretiyle özel ve sübjektif hale gelmesi halinde kazanılmış hakkın varlığından bahsedilecektir. 01.01.2026 öncesinde genç girişimci istisnasından halihazırda yararlanan kişiler için SGK Kanunu’nun 81. maddesinin (k) bendi hükmü özel ve sübjektif hale gelmiştir. Yani, 01.01.2026 öncesinde genç girişimci istisnasından halihazırda yararlanan kişiler için bir yıllık Bağ-Kur muafiyeti kazanılmış bir hak niteliğindedir. Kazanılmış hakların korunmasının Ana. md. 2 tarafından güvence altına alınan hukuk devlet ilkesinin bir gereği olduğunun vurgulandığı bir AYM kararında, kazanılmış hakların nasıl korunacağı şu şekilde ifade edilmiştir:
AYM, GK, E. 2000/16 K. 2000/17, T. 20.7.2000
Hukuk güvenliğini sağlamakla yükümlü olan hukuk devletinde genel olarak yasa kuralları, yürürlüğe girmelerinden sonraki olaylara uygulanırlar ve yeni çıkarılan yasada bir açıklık yoksa, önceden yürürlükte olan yasa hükümlerine göre sonuçlanmış durumlarla kazanılmış haklara dokunmazlar. Hak kaybına neden olmaksızın yeni olanaklar getiren yasal düzenlemelerin ise geçmişe yönelik kurallar içermesine hukuksal bir engel bulunmamaktadır.
Görüldüğü üzere yeni kanunlar yürürlüğe girmelerinden sonraki olaylara uygulanırlar ve önceden yürürlükteki duruma göre kazanılmış haklara dokunamazlar. Bu suretle 01.01.2026 tarihinden önce genç girişimci istisnasından faydalanan kimselerin halihazırda yararlanmakta oldukları bir yıllık Bağ-Kur muafiyetinin SGK tarafından durdurulmuş olması kazanılmış haklara, dolayısıyla Ana. md. 2 tarafından güvence altına alınan hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.
Bununla birlikte, SGK genç girişimcilerin kazanılmış nitelikteki ve elde etmeyi haklı olarak umdukları Bağ-Kur teşvikinin durdurulmuş olması aynı zamanda hukuk güvenliği ilkesini deihlal etmektedir. AYM tarafından verilmiş bir kararda, toplumun yürürlükteki mevzuatın devam edeceğine dair haklı beklentilerinin de korunmasını şu ifadelerle hukuki güvenlik ilkesinin bir unsuru olarak görmüştür:
AYM, E. 2016/195, K. 2017/158, 16.11.2017, RG: 30326-08.02.2018
Diğer taraftan hukuk devletinin önemli bir unsuru olarak hukuki güvenlik ilkesi, sadece bireylerin devlet faaliyetlerine duyduğu güveni değil aynı zamanda yürürlükteki mevzuatın süreceğine duyulan güveni de içerir. Bu nedenle hukuki güvenlik ilkesi, yürürlükte bulunan hukuk kurallarına uygun olarak teessüs etmiş kazanılmış hakları korumanın yanında, kazanılmış hakka dönüşmemiş beklentileri de belli ölçüde korumaktadır. Kazanılmış hakka dönüşmemiş beklentiler, doktrinde haklı beklenti kavramı çerçevesinde ele alınmaktadır.
Nitekim, Danıştay’ın yeni tarihli bir başka kararında da kazanılmış haklara ilişkin korumanın sınırları şu şekilde detaylıca açıklanmıştır:
Danıştay 10. DD., E. 2022/4779 K. 2025/2658 T. 21.5.2025
Mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla düzenleyici işlemler yapabilme yetkisi, Anayasa'nın 124. maddesi gereği idareye tanınan anayasal bir yetkidir. Düzenleyici işlem yapma yetkisi olan idarenin, toplumsal ihtiyaçlar, teknolojik gelişmeler gibi farklı nedenlerle var olan düzenlemelerde değişikliğe gidilebileceği ve bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği de kuşkusuzdur. Bununla birlikte, idarenin düzenleme yapma ya da bu düzenlemeleri değiştirme yetkisi sınırsız değildir. Bu yetki, hukukun genel ilkeleri ile anayasal ve yasal hükümlerle sınırlandırılmış durumdadır.
Zira hukuk kuralları değişirken bir yandan toplumun ihtiyaçlarının karşılanması amaçlanırken, diğer yandan değişiklik tarihine kadar var olan mevcut hukuki durum sebebiyle ilgilisi lehine doğmuş olan hakların ve/veya mevcut hukuki durum sebebiyle oluşan beklentilerin göz önünde bulundurulması ve korunması gerekir. Bu durum hukuk devleti ilkesi ve bu ilkenin uzantısı olan idari faaliyetlerin belirliliği, hukuk güvenliği ilkelerinin bir gereğidir. Hukuk devletinin ön koşullarından biri olan hukuk güvenliği ile kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Hukuki güvenlik ilkesi, sadece bireylerin devlet faaliyetlerine duyduğu güveni değil aynı zamanda yürürlükteki mevzuatın süreceğine duyulan güveni de içerir. Bu nedenle hukuki güvenlik ilkesi, yürürlükte bulunan hukuk kurallarına uygun olarak teessüs etmiş kazanılmış hakları korumanın yanında kazanılmış hakka dönüşmemiş beklentileri de belli ölçüde korumaktadır.
Bu şekilde görülmektedir ki, idari düzenlemeler gerçekleştirilirken kişilerin dönemin mevzuatı uyarınca edindikleri veya edinmeyi haklı olarak umdukları hakların yeni düzenlemeler ile ortadan kaldırılması suretiyle hukuk güvenliği ilkesine zarar verilmemesi gerekir.
Aynı zamanda, 19.12.2025 tarihinde, yani yürürlüğe girmesinde yalnızca 12 gün kadar kısa bir süre önce yayınlanan ve 01.01.2026 tarihinde SGK Kanunu’nun Bağ-Kur muafiyeti öngören hükmünü kaldıran 7566 sayılı Kanun hazırlanırken, genç girişimci istisnasından halihazırda yararlananların hakları gözetilerek bunlara ilişkin geçiş sürecinin sağlanmasına dair istisna hükmü konulması gerekirdi. Ancak 7566 sayılı Kanun geçiş sürecinin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için herhangi bir istisna hükmü içermemektedir. AYM verdiği bir kararda önceki düzene dayanan beklentilere ilişkin olumsuz düzenlemelerin yapılabilmesi için geçiş hükümleriyle özel haller için hakkaniyete uygun istisnalar gerektiğini şu şekilde ifade etmiştir:
AYM, E. 2016/195, K. 2017/158, 16.11.2017, RG: 30326-08.02.2018
Kazanılmış haklara dokunmamak kaydıyla, hukuki düzenlemelerde değişiklik yapmak kanun koyucunun takdirindedir. Ancak kanun koyucunun hakkaniyet ölçütlerini gözetme yükümlülüğü, önceki düzene dayanan beklentilerin göz önünde bulundurulmaması hâlinde hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracak olan yasal değişikliklerin yapılmamasını veya geçiş hükümleriyle özel hâller için hakkaniyete uygun istisnalar getirilmesini gerektirir.
İlgili AYM kararına göre, gerek Bağ-Kur muafiyetini kaldıran 7566 sayılı Kanun’un yalnızca 12 gün sonra yürürlüğe girmiş olması, gerekse de halihazırda genç girişimcilikten yararlananlar için geçiş sürecini sağlayacak herhangi bir istisna hükmünün bulunmuyor olması, 7566 sayılı Kanun’un hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu gösterir.
Sonuç olarak, 01.01.2026 tarihinden önce genç girişimci teşvikinden yararlanmakta olan kişilerin dönemin düzenlemeleri uyarınca elde edeceklerini haklı olarak bekledikleri kazanılmış haklarının sonradan kaldırılmış olması hukuka aykırıdır.
Genç Girişimcilerin Sahip Olduğu Bağ-Kur Muafiyetininin Kaldırılmasına Karşı Olası Hukuki Yollar
İlk olarak, SGK birimlerinin genç girişimcilerinin Bağ-Kur muafiyetlerini durdurmasına gerekçe olduğu ifade edilen genelgeye karşı iptal davası açılabilmesi mümkündür. Bahsi geçen genelge bütün ülkede uygulanacak düzenleyici işlemlerden olması sebebiyle açılacak iptal davasının doğrudan Danıştay’da açılması gerekecektir (Danıştay Kanunu md. 24/1/c).
İkinci olarak, SGK’ya haksız olarak tahakkuk ettirilen Bağ-Kur prim borçlarının düzeltilmesi için bir dilekçeyle idari talepte bulunulabilir (İYUK10/1). Bu talebin reddi halinde ret kararının tebliği tarihinden veya 30 gün boyunca talebe ilişkin cevap verilmemesi (zımnen reddi; İYUK 10/2) halinde ilgili 30 günlük sürenin sona erdiği tarihten itibaren 60 gün içinde SGK’nın zımnen veya doğrudan ret kararına karşı iptal davası, işlemi tesis eden idari merciinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılabilecektir (İYUK 7/1; 32).
Üçüncü olarak, SGK’nın ödeme emri göndermesi halinde hem ödeme emrine 6183 s.K. md. 58 uyarınca 15 gün içinde itiraz edilmesi hem de ödeme emrine ilişkin yürütmenin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep edilerek iş mahkemesinde dava açılabilmesi mümkündür. SGK prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanun’un uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde SGK’nın alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yürütmeyi durdurma kararı alınmadıkça, yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz. (SGK Kanunu md. 88). SGK Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda kural olarak iş mahkemesinde dava açmadan önce SGK’ya idari olarak başvurulması ve başvurunun reddi gerekmektedir. Gerçekleştirilen başvuruya 60 gün içinde cevap verilmezse başvuru reddedilmiş sayılır. SGK’ya yapılan başvuru zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz (5521 s.K. md. 7/3).

Şema 1
Sonuç
Yeni düzenleme ile genç girişimci desteklerinden en önemlisi olan 1 yıllık Bağ-Kur desteği, 01.01.2026 tarihi itibariyle, yürürlük tarihinden yalnızca 12 gün önce Resmi Gazete’de yayımlanan bir kanun ile kaldırılmıştır. Bağ-Kur desteğinin kaldırılması yetmemiş; halihazırda 1 yıllık Bağ-Kur desteğinin kapsamındaki genç girişimcilerin de destekleri SGK tarafından durdurulmuştur. Gerek yürürlüğünden yalnızca 12 gün önce yayımlanan 7566 sayılı Kanun’un halihazırda Bağ-Kur desteğinden faydalananlara ilişkin geçiş hükümleri içermiyor olması gerekse de SGK’nın halihazırda genç girişimcilikten faydalananların desteklerini kesmesi, Anayasanın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesi kapsamında değerlendirilen kazanılmış hakların korunması ve hukuk güvenliği ilkelerine aykırıdır. Bu kapsamda, SGK’nın genç girişimcilere karşı haksız uygulamasına karşı, ilgili genelgenin iptaline ilişkin dava, SGK’ya karşı prim borçlarının silinmesinin talep edilmesi ve talebin reddi haline iptal davası açılması veya da SGK’nın ödeme emri göndermesi halinde iş mahkemesinde dava açılması yollarına başvurulabilmesi mümkündür.