Fikirden Eserin Korunmasına: A’dan Z’ye Telif Hukuku
- Av. Furkan Mert Özkaynak

- 29 Oca
- 21 dakikada okunur
Kısaltmalar
Kısaltmalar | Açıklama |
FSEK | 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu |
c. | cümle |
SMK | 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu |
md. veya m. | madde |
TCK | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu |
Basın Kanunu | 5187 sayılı Basın Kanunu |
KHYön | Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği (RG:23172 – 16.11.1997) |
TBK | 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu |
eTMK | 743 sayılı mülga Türk Kanunu Medenisi |
TMK | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu |
GK | 4458 sayılı Gümrük Kanunu |
GYön | Gümrük Yönetmeliği (RG: 27369 – 07.10.2009) |
HMK | 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu |
İİK | 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu |
TTK | 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu |
Bakanlık veya Kültür Bakanlığı | Kültür ve Turizm Bakanlığı |
Telif Hakkı Nedir?

Telif hakkı, kişinin her türlü fikri emeği ile meydana getirdiği ürünler üzerinde hukuken sağlanan hakları ifade eder.
Telif Hukukuyla Neler Korunur?
Türk hukukunda telif korumasına ilişkin temel düzenlemeler 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda (“FSEK”) yer almaktadır.
Şemada, FSEK kapsamında korunan başlıca eser türleri yer almaktadır. Her bir grubun koruma şartları, kapsamı ve süreleri farklılık gösterir. Hak kayıplarını önlemek adına, bir çalışmanın telif koruması altında olup olmadığını ve bu korumanın sınırlarını bilmek kritik önem taşır.
Şimdi sırasıyla eserlerin, komşu hakların ve veritabanlarının kapsamını ve korunma şekillerini detaylandıralım.
Eser Nedir?
Eser, sahibinin hususiyetini taşıyan (yani onun zihinsel çabasının ürünü olan), üçüncü kişilerce algılanabilen ve FSEK’te sayılmış eser gruplarının kapsamındaki bütün fikri ürünlerdir (FSEK 1/B).
Eser Koruması Nasıl Doğar?
Eserin oluşturulması ile telif hakkı kendiliğinden doğar. Telif hakkının doğumu herhangi bir formaliteye tabi değildir. Ancak, çeşitli durumlarda telif haklarının takibi, ispatı ve ihlallerin önlenmesi amacıyla yapılmasında fayda bulunan çeşitli işlemler mevcuttur.[1]
Eser Sahipliğinin İspatını Kolaylaştıran İhtiyari Tescil
Öncelikle, eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı (“Bakanlık” veya “Kültür Bakanlığı”) nezdinde kayıt ve tescilinin yapılabilmesi mümkündür (FSEK 13/3/c. 2). Bu şekilde eserlerin kayıt ve tescil edilmesi ile hak sahipliğine ilişkin uyuşmazlıkların önüne geçilmesi veya çıkan uyuşmazlıkların çok daha kolay bir şekilde çözüme kavuşması mümkün olacaktır. Örneğin; bestesini tescil ettirmeyen Ahmet'in eserini, Mehmet'in kendi adına izinsiz icra ettiğini varsayalım. Bu durumda eseri ilk kez kamuya sunan Mehmet, “hak sahibi” sayılacak ve Ahmet’in aksini ispatlaması oldukça güçleşecektir. Oysa Ahmet tescil yaptırmış olsaydı, hak sahipliğini ve uğradığı tecavüzü kolayca ispatlayabilirdi. Özetle; ihtiyari kayıt ve tescil işlemi hakkı doğurmasa da, olası uyuşmazlıklarda kritik bir ispat kolaylığı sağlar.
Telif Korumasının Doğumunu Etkilemeyen İdari Yükümlülükler
Bununla birlikte, bazı eserler hakkında belirli işlemlerin gerçekleştirilmesi gerekir. Bu zorunluluklar telif hakkının ve korumasının doğumuna herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Aşağıda bu zorunluluklar listelenmektedir:
Yükümlülük Türü | Kapsam | Madde |
Zorunlu Kayıt ve Tescil | Sinema ve müzik eseri yapımcıları | FSEK 13/3 |
Sertifikalandırma ve eserlerin işaretlenmesi | Eser çoğaltan ve yayan yerler | FSEK 44 |
Bandrol Yükümlülüğü | Süreli olmayan yayınlar, musiki ve sinema nüshaları | FSEK 81/1 |
Burada ifade edilen yükümlülükler telif hakkının korunmasını kolaylaştırmaya yönelik olan ancak telif hakkının doğumuna herhangi bir etkisi bulunmayan zorunluluklardır.[2]
Kamu Hukuku Sınırlamaları
Buna ek olarak, çeşitli durumlarda belirli eserlerin kullanılmasını yasaklayan veya izne tabi tutan kamu hukuku hükümleri olabilir (FSEK 30/2). Örneğin, TCK 216 uyarınca bilimsel eserler ile çocukların oynatılmadığı ve çocuklarının erişiminde olmayacak şekilde kullanılan sanatsal ve edebi eserler dışındaki müstehcen eserlere ilişkin çeşitli kullanım halleri yasaklanmıştır. Buna başka bir örnek olarak, Basın Kanunun 20. maddesi de cinsel saldırı, cinayet ve intihar olayları hakkında, haber vermenin sınırlarını aşan ve okuyucuyu bu tür fiillere özendirebilecek nitelikte olan yazı ve resimlerin yayımlanmasını yasaklamaktadır. Başkaca bir örnek olarak da, 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu, genel olarak 18 yaşından küçüklerin maneviyatını zedeleyebilecek çeşitli basılı yayınlara ilişkin kullanımları sınırlamaktadır.[3]
Eserlerin Koruma Kapsamı
Eser, sadece bütünüyle değil, onu oluşturan parçalarla da koruma altındadır (FSEK 13/2). Buna göre bir romanın tamamı korunacağı gibi, o romanın sahibinin yaratıcılığını (hususiyetini) yansıtan birkaç satırı veya özgün bir bölümü de ayrı bir korumadan yararlanabilir.
Eserlerin Ad, İşaret ve Şekilleri
Eserin kendisi ve parçaları kadar eseri ifade eden adlarının, işaretlerin ve şekillerin de korunması büyük öneme arz eder.
Öncelikle, bir eserin ayırt edici nitelikteki ad ve işaretleri ile çoğaltılmış nüshaların şekilleri, karıştırılmaya meydan verebilecek surette diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında kullanılamaz (FSEK 83/1-2). Buna göre, Türk Sanat Tarihi ibareli bir eser adı ayırt ediciliği olmadığından bu bağlamda korunmayacaktır. Aksine hareket halinde tecavüz sahibi tacir olmasa bile haksız rekabet hükümleri uygulanacaktır (FSEK 83/5; TTK 54 vd.).
Bununla birlikte eserlerin adları, kendi başlarına edebi bir niteliğe sahipse bağımsız eser olarak veya marka olarak da korunur.
Eser Çeşitleri Nelerdir?
Şimdi sırasıyla yukarıdaki Şema 1’de belirtilen eserleri inceleyeceğiz:
Yazılımlar

Yazılımların insanlar tarafından oluşturulan kaynak kodları (source code) ve bu kaynak kodlarına ilişkin hazırlıklar bu kapsamda telifle korunur. Bununla birlikte yazılım arayüzleri (interface) bu kapsamda korunmazlar; şartları varsa güzel sanat eseri olarak telifle veya SMK hükümleri uyarınca tasarım mevzuatıyla korunurlar. Buna göre, bir yazılımın kaynak kodlarını izinsiz şekilde üçüncü kişilerle paylaşan kişinin eylemi telif hakkı ihlali teşkil edecektir.
Video Oyunları

Video oyunları multimedya eserlerdendir. Kaynak kodları yazılım olarak, ekranda oluşan görüntüler sinema eseri olarak, senaryo ve hikaye dil ve yazı ile ifade olunan eser olarak, oyunların içinde oluşturulan karakterler ise güzel sanat eseri olarak telifle korunabilecektir. Örneğin, hakları Rockstar Games’e ait olan GTA V oyununda yer alan “Trevor” karakterinin izinsiz bir şekilde bir reklam filminin içinde yer alması telif hakkı ihlali doğuracaktır.
Dil ve Yazı ile İfade Olunan Eserler
Dil ve yazı ile ifade olunan eserler, sözlü veya yazılı olsun; edebi, ilmi veya herhangi bir başka amaç için hazırlansın dil ve yazı ile ifade olunan eserler bu kapsamda korunurlar. Örneğin, şu anda okumakta olduğunuz makaleyi adil kullanımı aşar şekilde kendi adınızla yayınlamanız halinde telif hakkı ihlali gerçekleştirmiş olursunuz.
Müzik Besteleri (Musiki Eserler)

Her nevi sözlü ve sözsüz müzik besteleri telifle korunur. Ancak, unutmamak gerekir ki, müzik bestesi ile bestenin icrası birbirinden farklı meselelerdir. Bestenin kendisi eser olarak korunurken; bestenin icrası icracı sanatçının ve fonogram yapımcısının hakları ile korunur. Örneğin, izinsiz bir şekilde yeni çıkmış bir bestenin sahnede icra edilmesi telif ihlalidir. Buna karşılık, ölümünün üzerinden 70 yıldan uzun bir süre geçmiş olan Mozart’ın öldüğü yıl bestelemiş olduğu cenaze töreni müziği parçası olan “Requiem” bestesinin bir konserde çalınabilmesi için herhangi bir izne ihtiyaç yoktur. Bununla birlikte, her ne kadar Mozart’a ait beste kamu malı olsa da, ilgili bestenin icrasının (örneğin, ünlü bir piyanistin konseri) izinsiz şekilde bir Youtube videosuna konularak yayınlanması telif hakkı ihlali teşkil edecektir.
Sinema Eserleri
Sinema eserleri, her türlü amaca yönelik olabilen, her türlü materyal ile tespit edilebilen (CD, kaset, USB gibi), her türlü araçla gösterilebilen (ekran, projektör gibi), sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisidir. Çizgi filmler ve bilgisayar oyunları da sinema eserlerindendir. Ancak, kareler birbiriyle ilişkili bir akış içinde olmadığından slayt gösterileri ve resim sunumları sinema eseri olarak korunmazlar.[4] Sinema eserlerinde yönetmen, özgün müzik bestecisi, senarist, diyalog yazarı ve animasyonlarda animatör eserin birlikte sahipleridir (FSEK 8/3). Francis Ford Coppola’nın yönettiği, senaryosunun Mario Puzo’nun romanından uyarlandığı, özgün müziğinin Nino Rota tarafından bestelendiği, Türkiye’de 2 Kasım 1973’te Baba adıyla gösterime girmiş olan The Godfather filminin izinsiz olarak herhangi bir internet sitesinde yayınlanması telif ihlalidir.

Karikatür ve Tiplemeler

Oluşturulan karikatür ve tiplemeler güzel sanat eseri olarak korunur. Örneğin, Matt Groening tarafından yaratılan The Simpsons dizisinin ünlü karakteri Homer Simpson’ın izinsiz şekilde bir video oyunun içinde yer alması halinde telif hakkı ihlalinden bahsedilir.
İşlenme Eserler


Kamuya sunulup sunulmadığına ve telif mevzuatıyla korunup korunmadığına bakılmaksızın bir eserden yararlanılarak meydana getirilip de bu esere kıyasla bağımsız olmayan fikri ürünler işlenmedir.[5] İstifade edilen eserin sahibinin haklarına zarar getirmemek şartıyla oluşturulan ve işleyenin hususiyetini taşıyan işlenmeler eser sayılır (FSEK 6/2). Tercümeler, çeşitli eserlerin farklı türden eserlere dönüştürülmesi, tertip ve derlemeler, yayınlanmamış bir eserin yayıma elverişli hale getirilmesi, bir eserin izahı, şerhi veya kısaltılması, yazılımlardaki değişiklik yapılması ve veritabanları işlenmedir. Örneğin, Indiana Jones filmlerinden uyarlanan Indiana Jones and the Great Circle video oyunu işlenme bir eserdir.
Sözsüz Sahne Eserleri

Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri, ilim ve edebiyat eseri olarak korunur. Bir balenin dans ve koreografilerini hazırlayan eser sahibinden izinsiz şekilde alıp, bir gösteri düzenlemek telif ihlali oluşturacaktır.
Güzel Sanat Eserleri

Estetik değere sahip olan, tablo ve resimler, desenler, işlemeler, güzel yazılar, kazıma ve oyma eserler; heykel, kabartma, oymalar; mimari eserler; el işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımları; fotoğrafik eserler ve slaytlar; grafik eserler; karikatür ve tiplemeler güzel sanat eseri olarak korunurlar. Güzel sanat eserlerinde aranması gereken estetik değer; ilgi çekici, çeşitli duyguları uyandırabilen olarak anlaşılmalıdır.[6] Marcel Duchamp'ın 1917 yılında yaptığı porselen bir pisuvardan oluşan Fountain isimli eser, belki insanlar üzerinde güzel, hoş duygular oluşturamayabilecek olsa da estetik değer içermesi, yani çeşitli olumlu ve olumsuz duygular oluşturabilecek ve dikkat çekici olması sebebiyle güzel sanat eseri olarak korunmaktadır.
Eser (Hak) Sahibi Kimdir?
Bir eserin sahibi, onu meydana getiren gerçek kişilerdir. (FSEK 8/1)
Tüzel kişiler ise (örneğin anonim şirketler) eser sahibi olamazlar.[7] Buna karşılık, tüzel kişiler eserden mali hakları devralarak bu hakların sahibi olabilirler.
Çalışan-İşveren İlişkisi
Çalışanların işlerini görürken meydana getirdikleri eserin sahibi de eseri meydana getiren çalışandır. Ancak, eser üzerindeki mali haklar işverene aittir (FSEK 18/2-3). Bununla birlikte, manevi haklar (örneğin, isim belirtme hakkı) çalışana ait olur. Örneğin, yazılım, tasarım, reklam, mimarlık ajans ve bürolarında; üniversite, Devlet Tiyatroları gibi çeşitli bilim ve sanatların icra edildiği kamu kurumlarında çalışanların görevleri esnasında yarattıkları eserlerden doğan mali haklar kural olarak bunların işverenlerine ait olacaktır. Yargıtay verdiği bir kararda, çalışanın işi kapsamında geliştirdiği yazılımın kaynak kodlarını işverene teslim etmediği bir olaya ilişkin işverenin açtığı davayı kabul etmiştir.[8]
Ortak Eser ve Elbirliği Halinde Eser (İştirak)
Ortak eser: Birden fazla kişinin birlikte vücuda getirdiği eserin kısımlara ayrılması mümkünse, bunlardan her biri kendi oluşturduğu kısmın sahibi sayılır (FSEK 9/1). Ortak eserden bahsedebilmek için, eseri oluşturan kimselerin bu konuda anlaşmış olması gerekir. Örneğin, başkasına ait şiiri izinsiz olarak bestelenmesi halinde ortak eserden bahsedilemez.[9] Ortaklar eserin kendilerine ait bölümünü ilgilendiren iş ve işlemleri diğerlerinden bağımsız gerçekleştirebilir ancak eserin bütününü ilgilendiren iş ve işlemler için diğerlerin izin vermesi gerekir; sebepsiz yere izin verilmemiş olması halinde mahkemeden bu izin istenebilir (FSEK 9/2).
Elbirliği halinde eser: Ortak eserden farklı olarak, eser ayrılmaz bir bütün ise elbirliği halinde eserden bahsedilir (FSEK 10/1). Eserle ilgili kararlar kural olarak birlikte alınır ancak birliği oluşturanlar hak ihlallerine karşı tek başına hareket edebilir (FSEK 10/2).[10] Sinema eserlerinde yönetmen, özgün müzik bestecisi, senarist, diyalog yazarı ve animasyonlarda animatör eserin birlikte sahipleridir (FSEK 8/3). Bir eserin vücuda getirilmesinde yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait yardımlar, iştirake esas teşkil etmez (FSEK 10/3). Örneğin, bir sinema filminin dekorlarını düzenleyen çalışanlar sinema filminin yapımına iştirak etmiş sayılmazlar.
Eser Sahipliği Karineleri
Eser kimin adıyla yayınlanmışsa, o kişi eser sahibi sayılır (FSEK 11). Buna karşılık, yayın sırasında eser sahibi belirtilmemişse; eser sahibine ait hakları yayımlayan, o da belli değilse çoğaltan, o da belli değilse konferansı verdiren veya temsili icra ettiren kullanır (FSEK 12). Ancak, gerçek hak sahibi bu kişilerin sıfatına itiraz edebilir ve mahkemeden kendisinin gerçek hak sahibi olduğunun tespitini talep edebilir (FSEK 15/3). Bir gerçek veya tüzel kişinin bir araya getirdiği kişilerce oluşturulan eserler üzerindeki hakları kişileri bir araya getiren tarafından kullanılır (FSEK 10/4). Örneğin, bir yayımcı tarafından bir araya getirilen yazarlarca kaleme alınan kitap üzerindeki hakları yayımcı kullanacaktır.[11]
Eserden Doğan Haklar Nelerdir?

Eserden doğan haklar genel olarak manevi haklar ve mali haklar diye ikiye ayrılır (FSEK 13/1). Ancak, bunlar dışında pay ve takip hakkı ile cayma hakkı mevcuttur.
Eserden Doğan Manevi Haklar Nelerdir?
Manevi haklar herkese karşı ileri sürülebilen münhasır haklardandır. Manevi haklardan eser sahibi hayattayken ve öldükten sonra feragat edilemez ve hukuki işlemlere konu olamaz. Eser üzerindeki manevi haklar haczedilemez. Ancak, eser sahibi manevi haklarının kullanımını, hakkın çekirdeğini etkilememek şartıyla üçüncü kişilere bırakabilir.[12]
Manevi haklar eser sahibi tarafından kullanılır. Bu haklar eser sahibinin ölümünden sonra mirasçıları tarafından kullanılır (FSEK 19/1). Ancak, bunlar haklarını kullanmazsa meşru menfaati olanlar tarafından manevi haklar kullanılabilir (FSEK 19/3). Her halukarda eser sahibinin ölümünden itibaren 70 yıl geçtikten sonra manevi haklar kullanılamaz (FSEK 19/2). Bunların hiçbiri bu hakkı kullanmazsa veya 70 yıllık süre dolarsa gerekli görmesi halinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından manevi haklar kullanılır (FSEK 19/5).
Manevi haklar şunlardır: a) Umuma sunma hakkı, b) adın belirtilmesi hakkı, c) eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkı, d) eserin aslına ulaşma hakkı, e) teşhir hakkı ve f) tahrip etmeyi önleme hakkı. Şimdi sırasıyla bu hakları inceleyeceğiz.
a) Umuma Sunma Hakkı
Umuma sunma (kamuya arz), eserin kişisel çevrenin dışına çıkarılmasıdır. FSEK 14/1 uyarınca bu hak eser sahibine şu kararları verme yetkisi tanır: i) eserin kamuya sunulup sunulmayacağı, ii) kamuya sunmanın zamanı ve iii) kamuya sunmanın şekli. FSEK 14/2 uyarınca da, henüz alenileşmemiş bir eserin içeriği hakkındaki bilgiyi ancak sahibi verebilir.[13] Örneğin, şehrin işlek bir meydanına konulması planlanan bir heykelin heykeltıraşı, ilgili heykelin kamusal alanda nasıl, ne zaman sergileneceğine ve sergilenip sergilenmeyeceğine karar verebilir. Bu konuda eser sahibi üçüncü kişilere yazılı izin verebilir. Ancak, yazılı izin olsa bile eserin umuma arzı eser sahibinin şeref ve itibarını zedeleyebilecek nitelikte ise eser sahibi, eserin umuma arzını ve tanıtılmasını engelleyebilir fakat karşı tarafın tazminat haklı saklı olacaktır (FSEK 14/3).
b) Adın Belirtilmesi Hakkı
Adın belirtilmesi hakkı, eser sahibinin kendi adını veya takma adını eserde belirtme veya eserin adsız şekilde umuma arz edilmesine veya yayımlanmasına karar verebilmesini ifade eder (FSEK 15/1). Eser niteliğindeki mimari eserlerin yazılı talep üzerine eser sahibinin uygun göreceği bir yere ve malzeme ile silinmeyecek bir şekilde eser sahibinin adı yazılır (FSEK 15/4).
c) Eserin Aslına Ulaşma Hakkı
Eserin aslına ulaşma hakkı, eseri elinde bulunduran malik veya zilyetten eserden geçici süreliğine yararlanmak için talepte bulunabilmesini ifade eder (FSEK 17/1).
d) Eserde Değişiklik Yapılmasını Önleme Hakkı
Eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkı, eser sahibinin izni olmadıkça eser üzerinde değişiklik yapılamayacağını ifade eder. Eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menedebilir. Menetme yetkisinden bu hususta sözleşme yapılmış olsa bile vazgeçmek hükümsüzdür. (FSEK 16)
e) Teşhir Hakkı
Teşhir hakkı, eserin tek ve özgün olması durumunda eser sahibi, kendisine ait tüm dönemleri kapsayan çalışma ve sergilerde kullanmak amacıyla, koruma şartlarını yerine getirerek iade edilmek üzere eseri isteyebileceğini ifade eder. (FSEK 17/3)
f) Tahrip Etmeyi Önleme Hakkı
Tahrip etmeyi önleme hakkı, eseri elinde bulunduranın mülkiyet hakkına dayalı olarak eser üzerinde tasarruf edebileceğine ancak esere ve eser sahibinin haklarına zarar veremeyeceğini ifade eder. (FSEK 17/2)
Eserden Doğan Mali Haklar Nelerdir?
Esere ilişkin mali haklar eserin aleni hale getirilmesinden sonra korunmaya başlar (FSEK 26/3). Mali haklar, manevi haklardan farklı olarak, devir ve lisans gibi hukuki işlemlere konu olabilirler. Mali haklar birbirine bağlı değildir. Bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez (FSEK 20/1).
Mali haklar şunlardır: a) İşleme hakkı, b) çoğaltma hakkı, c) yayma hakkı, d) temsil hakkı ve e) yayın ile umuma iletim hakkı. Şimdi sırasıyla bu hakları inceleyeceğiz:
a) İşleme Hakkı
İşleme hakkı, eser sahibinin eserinin işlemesine izin verme hakkını ifade eder (FSEK 21). Örneğin, J. R. R. Tolkien tarafından yazılan The Lord of the Rings (Yüzüklerin Efendisi) adlı eserin işleme haklarının sahibi tarafından izin verilmeseydi, serinin ilk filmi olan The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring filmi çekilemeyecekti.
b) Çoğaltma Hakkı
Çoğaltma hakkı, eserin aslını veya kopyalarının çoğaltılmasını ifade eder (FSEK 22). Çoğaltma herhangi bir şekilde fiziksel veya dijital olarak gerçekleştirilebilir. Örneğin, bir romanın yayınevi tarafından çoğaltılıp satışa sunulabilmesi için yazarın izni gerekir. İnternetten indirme eylemi de çoğaltma sayılır.[14]
c) Yayma Hakkı
Yayma hakkı, eserin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının dağıtılmasına ilişkindir (FSEK 23/1). Örneğin, korsan film nüshalarının sokakta satışı halinde yayma hakkının ihlalinden bahsedilir. Yurt dışında eser sahibinin izniyle çoğaltılan nüshaların Türkiye’ye ithal edilmesi için de izin gerekir (FSEK 23/2). Kiralama ve kamuya ödünç verme yetkisi eser sahibinde kalmak kaydıyla (bunlar tükenmez), belirli nüshaların hak sahibinin yayma hakkını kullanması sonucu mülkiyeti devredilerek ülke sınırları içinde ilk satışı veya dağıtımı yapıldıktan sonra bunların yeniden satışı eser sahibine tanınan yayma hakkını ihlal etmez (FSEK 23/2/cümle 3). Görülmektedir ki, Türkiye’de yapılan ilk satıştan sonra gerçekleştirilen satışlar yayın hakkının kapsamının dışına çıkmaktadır. Ancak, çoğaltmanın söz konusu olabileceği bilgisayar yazılımları veya dijital eser nüshaları için hakkın tükenmesi söz konusu olmaz; buna karşılık, eğer ikinci el satış tek sefer ve süresiz olursa hak tükenebilecektir.[15]
d) Temsil Hakkı
Temsil hakkı, eserin umumi alanlarda icrasına ve icrasının yine umumi alanlarda teknik araçlarla gösterilmesi veya teknik araçlarla nakline ilişkindir (FSEK 24/1-2). Örneğin, bir müzik bestesinin izinsiz olarak konserde okunması halinde temsil hakkının ihlali gündeme gelir. Başka bir örnek olarak, beste ile gerçekleştirilen icranın televizyonda yayınlanması da temsil hakkının kapsamındadır. Ayrıca, ilgili bestenin icrasının kaydının bir cafe veya restoranda çalınması da temsil hakkının kapsamındadır.
e) Yayın ile Umuma İletim Hakkı
Yayın ile umuma iletim hakkı, eserin radyo-televizyon gibi mecralarda yayınlanmasına ilişkindir (FSEK 25). İnternete bir eserin konulması yayın ile umuma iletimdir.[16] Örneğin, korsan bir filmin üçüncü kişilerce izlenebilmesi/indirilebilmesi için internete konulması durumunda yayın ile umuma iletim hakkı ihlal edilmiş olacaktır.
Eserden Doğan Diğer Haklar Nelerdir?
Yukarıdaki sayılan manevi ve mali haklar dışında ayrıca eserden kaynaklanan şu haklar mevcuttur: a) Pay ve takip hakkı ve b) cayma hakkı.
a) Pay ve Takip Hakkı
Pay ve takip hakkı, mimari eserler dışındaki güzel sanat eserlerinin eser sahibi veya mirasçıları tarafından bir kez satıldıktan sonra koruma süresi içinde gerçekleşen tekrar satışlardaki açık orantısızlıkların bulunması halinde, eser sahibi veya haleflerinin tekrar satış işlemindeki bedelden belirli bir pay alabilmesini sağlar (FSEK 45). Satışlar arasındaki fark %50-100 ise aradaki farkın %10’unu; fark %101-200 ise farkın %9’u; fark %201 ve üzeri olması durumunda ise farkın %8’ini eser sahibi veya halefi satıcıdan pay olarak isteyebilir.[17] Örneğin, yaptığı tabloyu 2015 yılında 40.000 TL’ye sattıktan sonra vefat eden sanatçının tablolarının kıymetlenmesi neticesinde 4.000.000 TL’ye tekrar satışı için alıcı bulunduğu bir durumda, sanatçının mirasçılarının aradaki farkın %8’i olan 316.800 TL’lik paylarını satıcıdan talep edebilmeleri mümkündür.
b) Cayma Hakkı
Cayma hakkı, eser sahibinden aldığı mali hakkı veya lisansı gereği gibi veya hiç kullanmaması; kararlaştırılan sürenin veya kararlaştırılmamışsa uygun sürenin geçmesi ve bu durumdan eser sahibinin esaslı suretle zarara uğraması halinde karşı tarafın kusuru olmasa bile eser sahibinin yaptığı sözleşmeden cayabilmesini ifade eder (FSEK 58).
Eserden Doğan Hakların Korunma Süresi Nedir?
Manevi hakların tükenmesi belirli bir süreye tabi değildir.[18] Manevi hakların, eser sahibi hayatta olduğu müddetçe kullanılabilmesi mümkündür. Eser sahibinin ölümünden sonra eser sahibinin mirasçıları ve duruma göre haklı menfaat sahipleri 70 yıl süre ile manevi hakları kullanabilirler (FSEK 19/2). Bu süreden sonra manevi haklar, eseri memleketin kültürü bakımından önemli görülmesi halinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından her zaman kullanılabilir (FSEK 19/5).
Mali haklar ise eser sahibinin ölümünden 70 yıl geçmekle tükenirler (FSEK 27/1). Eser sahibi birden fazla ise son eser sahibinin ölümünden itibaren 70 yıl sonra koruma sona erer (FSEK 27/1). Eserin sahibinin ölümünden sonra alenileşmesi bu kuralı değiştirmez, yine ölümden sonra 70 yıl sonra hak tükenir (FSEK 27/2). Eser sahibi ismini sonradan açıklamadıkça, isimsiz eserlerde alenileşme tarihinden itibaren 70 yıl süre ile mali haklar korunur (FSEK 27/3).
Eserler Nerede Korunurlar?
Türk hukukuna (FSEK’e) göre gerçekleşen telif koruması kural olarak Türkiye’de geçerlidir ancak Bern, Roma, WTC, WPPT ve TRIPS gibi uluslararası sözleşmeler gereği pek çok ülkede büyük ölçüde yeknesak koruma mevcuttur.[19]
Eserlerden Hak İhlali Olmadan Yararlanılabilmesi Mümkün Müdür?
Kural olarak, yukarıda belirtilen mali ve manevi hakların ihlali halinde telif ihlali söz konusu olacaktır. Ancak, bu durum sınırsız değildir. Kanunda öngörülen çeşitli adil kullanım (“fair use”) hallerinde, izinsiz olarak da eserlerden yararlanılabilmesi mümkündür. Bu hallerin hepsinin kendine ait bir takım şartları bulunmakta olduğundan dolayı sınırlamalara ilişkin hükümlerin anlaşılması önem arz etmektedir. Eserlere ilişkin adil kullanım halleri şunlardır:
Yargı ve İdare: Eserin ispatı için adli ve idari makamlar tarafından eserin çoğaltılması ve yayılması (FSEK 30)
Mevzuat ve İçtihat: Yayımlanmış mevzuat ve yargı kararlarından yararlanma serbestisi (FSEK 31)
Kamuya Açık Söylevler: Kamuya açık yerlerde yapılan söylev ve nutukların haber verme amacıyla çoğaltılması ve yayınlanması veya yayımlanması serbestisi (FSEK 32)
Basın Serbestisi: Basın tarafından kamuya yayılmış haberlerin kullanımı serbestisi (FSEK 36/1) ve bilgi verme amacını aşmayan haberlerin eserlerin bazı parçalarını içerebilmesi (FSEK 37)
Eğitim ve Öğretim: Yüz yüze eğitim amacıyla eserin temsili (FSEK 33) ve eğitim amaçlı seçme ve toplama eserler (FSEK 34)
Alıntı Serbestisi: Bilimsel veya sanatsal bir çalışmada, kaynağı belirtilmek kaydıyla eserin bir kısmının kullanılması (FSEK 35)
Şahsi Kullanım: Ticari amaç gütmeyen, sadece kişisel kullanım için yapılan çoğaltmalar (FSEK 38)
Engelliler Lehine İktibas Serbestisi (FSEK ek madde 11)
Kopya ve teşhir: Kamuya açık alanlarda duracak eserler ile açık arttırmalarda satılacak eserler belirli şartlarla çoğaltılabilir ve yayınlanabilir (FSEK 40)
Komşu Haklar Nedir?
Eser sahibi olmamakla birlikte icracı sanatçılara, icrayı organize eden müteşebbislere, fonogram yapımcılarına, film yapımcılarına ve yayın kuruluşlarına çeşitli haklar verilmiştir. Bunlara komşu veya bağlantılı haklar denir.
İcracı Sanatçıların Hakları

İcracı sanatçı; bir eseri veya folkloru özgün bir şekilde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan veya çeşitli şekillerde icra eden kişidir (FSEK 80/1; KHYön 2 & 4). Buna göre, şarkıcı, dansçı, orkestra şefi, tiyatro ve film oyuncusu birer icracı sanatçıdır. Buna karşılık, ışıkçı, ses mühendisi, tiyatro makyajcısı, dekorcu, kostümcü ve suflör gibi kişiler icracı sanatçı değillerdir.[20]
İcracı sanatçılar, icranın sahibi olarak tanıtılma ve icralarının kendi itibarlarını zedeleyebilecek şekilde tahrif ve bozulmasını önleme hakları mevcut olup; bu haklarını mali haklarını devretmiş olsalar dahi ileri sürebilirler ancak icracı[21] sanatçılar bu hakların kullanımını üçüncü kişilere bırakabilirler (FSEK 80/A/1).
Bununla birlikte icracı sanatçıların mali hakları şunlardır: i) İcranın tespiti (örneğin, kaydedilmesi), ii) tespitin çoğaltılması (kaydı yapılmış müzik eserinin icrasının çoğaltılarak CD’lere konulması), iii) tespitin satışı (CD nüshalarının satışı), iv) tespit dağıtılması (örneğin, CD nüshalarının satış noktalarına dağıtılması), v) tespitin kiralanması, vi) tespitin ödünç verilmesi ve vii) araçla temsilin yayınlanarak kamuya sunulması ve yeniden yayını (örneğin, kaydedilen icranın Youtube’a yüklenmesi) (FSEK 80/A/2). İcracı sanatçılar, mali haklarını devredebilirler (FSEK 80/A/5). Haklar devredilmişse artık icracı sanatçının iznine gerek yoktur (KHYön 8/1).
İcrayı Gerçekleştiren Müteşebbisin (Organizatör) Hakları
Bir müteşebbisin girişimi ile ve bir sözleşmeye dayanılarak gerçekleştirilen icralar için müteşebbisin de izninin alınması gereklidir (FSEK 80/A/7). Örneğin, belirli bir şarkıcı için turne düzenleyen müteşebbisten, ilgili turne kapsamındaki konserlerden birindeki icranın televizyonda yayınlanabilmesi için hem sanatçıdan hem de müteşebbisten izin alınmalıdır.
Müzik Yapımcılarının Hakları
Fonogram yapımcısı ilk kez sesi tespit eden kişidir. İkinci ve sonraki kayıtları yapanlar bu haklardan yararlanmazlar. Örneğin, yeni bir sanatçının icrasını ilk kez kaydeden kayıt stüdyosunun durumu böyledir. Bu kimseler eser sahibinden veya icracı sanatçıdan mali hakları devraldıktan sonra şu haklara sahiptirler (FSEK 80/B): i) Tespitin çoğaltılması, ii) tespitin dağıtılması, iii) tespitin satılması, kiralanması ve ödünç verilmesi, iv) tespitin yayınlanarak umuma iletilmesi ve yeniden yayınlanması.

Film Yapımcılarının Hakları
Film yapımcıları, filmin ilk tespitini gerçekleştirendir (FSEK 80/2). Bu kimseler eser sahibinden veya icracı sanatçıdan mali hakları devraldıktan sonra şu haklara sahiptirler (FSEK 80/2): i) Tespitin çoğaltılması, ii) tespitin dağıtılması, iii) tespitin satılması, kiralanması ve ödünç verilmesi, iv) tespitin yayınlanarak umuma iletilmesi ve yeniden yayınlanması, v) filmin dublajının yapılması ve/veya alt yazı yazılması.
Yayıncının Hakları
Yayıncı, yayını gerçekleştirendir. Yayıncılar gerçekleştirdikleri yayınlar üzerinde şu haklara sahiptirler (FSEK 80/C): i) Yayının tespiti, ii) diğer yayın kuruluşlarınca eş zamanlı, gecikmeli ve yeniden iletimi, iii) uydu ve kablo ile dağıtımı, iv) çoğaltma, v) dağıtımı, vi) kamuya açık yerlerde iletim, viii) şifreli yayınları çözmek.
Komşu Haklarda İzin ve İzin Gerektirmeyen Haklı Yararlanma Halleri
Komşu haklara ilişkin izinlerin yazılı olması gerekir. Verilen izin, hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı sebep olmaksızın zarar veremeyeceği gibi, eserden normal yararlanmayı da aşamaz (FSEK 80).
Ancak, şu hallerde izin gerekmez (haklı yararlanma halleri) (FSEK 80):
Fikir ve sanat eserlerinin kamu düzeni, eğitim-öğretim, bilimsel araştırma veya haber amacıyla ve kazanç amacı güdülmeksizin icra edilmesi ve kamuya arzı,
Fikir ve sanat eserleri ile radyo-televizyon programlarının yayınlanma ve kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması,
Radyo-televizyon kuruluşlarının kendi olanaklarıyla kendi yayınları için yaptıkları kısa süreli geçici tespitler,
Eserin ispatı için adli ve idari makamlar tarafından eserin çoğaltılması ve yayılması (FSEK 30),
Kamuya açık yerlerde yapılan söylev ve nutukların haber verme amacıyla çoğaltılması ve yayınlanması veya yayımlanması (FSEK 32),
Eğitim amaçlı seçme ve toplama eserler (FSEK 34),
Bilimsel veya sanatsal bir çalışmada, kaynağı belirtilmek kaydıyla eserin bir kısmının kullanılması (FSEK 35).
FSEK 42, 46 ve 47’deki durumlar.
Aşağıdaki haller komşu hakkın kapsamı dışındadır, bu hallerde de izin gerekmez (KHYön 24).
Aile çevresinde gerçekleştirilen özel ve ücretsiz icralar,
Özel kullanım için hazırlanmış ve herhangi bir ortak kullanım amacı taşımayan çoğaltmalar ve evde yapılan kayıtlar,
Eserin tanıtımı ya da bilimsel araştırmalar amacıyla yapılan analizler ve kısa tespitler,
Güncel bilgilendirme amaçlı olarak toplantılarda yapılan sunuşlar ve konuşmalar,
Yayın kuruluşlarının haber verme ve bilgilendirme amaçlı kullanımı,
Eser sahibinin ve komşu hak sahibinin şeref, itibar ve kişilik haklarını zedelemeyecek, türünün kurallarına uyan parodi ve karikatürler,
Fikir ve sanat eserlerinin kamu düzeni, eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ya da röportaj amacıyla kazanç amacı güdülmeden icra edilmesi.
Komşu Hakların Koruma Süresi
İcracı sanatçıların hakları icranın tespiti ile; fonogram ve film yapımcıların hakları icranın ilk tespiti ile; yayın kuruluşlarının hakkı programın ilk yayın tarihinden itibaren korunmaya başlar; ve bu koruma 70 yıl devam eder (FSEK 82/5-7).
Veritabanları Nasıl Korunur?
Veritabanları işlenme eser olarak (FSEK 6/1/11) ve veri tabanı yapımcılarına sağlanan kendinr özgü (sui generis) koruması (FSEK ek madde 8) ile korunur. Veritabanın yapan işlenme eserin sahibinin ölümünde itibaren 70 yıl süreyle eser sahibinin hakları korunurken; veritabanı yapımcısının hakları 15 yıl süreyle korunur (FSEK ek md. 8/3).
Telif Haklarına İlişkin Hukuki İşlemler Nasıl Gerçekleştirilir?
Manevi Haklara İlişkin Hukuki İşlemler
Manevi haklar herhangi bir hukuki işleme konu olmaz. Bu haklar eser sahibinin kişiliğine sıkı sıkıya bağlıdır ancak üçüncü kişilere bu hakları kullanma yetkisi verilebilir. Bu hakların haczi de mümkün değildir.
Mali Haklara İlişkin Hukuki İşlemler
Eser sahibi veya mirasçıları sahip oldukları mali hakları devredebilecekleri gibi, lisans vermek yoluyla başkalarına kullandırtabilirler de (FSEK 48). Mali haklar birbirinden bağımsız olup, biri hakkındaki devir veya lisans diğer hakları etkilemez (FSEK 20/1). Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır (FSEK 52). Komşu hakların devir ve intikali, FSEK ve genel hükümler çerçevesinde yürütülür (KHYön 23). Mali hakları devralan veya mali hakların kullanımına ilişkin lisans alan kimse de sahip olduğu haklarını eser sahibinin veya mirasçılarından izin almak şartıyla, başkalarına devredebilir (FSEK 49). Bu konuda önceden izin alınabilmesi mümkündür.
Borçlandırıcı işlemle mali hakların devri taahhüt edilirken; tasarruf işlemiyle ilgili hak karşı tarafa geçer.[22] Mevcut eserler bakımından hem borçlandırıcı hem de tasarruf işlemleri yapılabilirken; henüz meydana getirilmemiş eserler bakımından yalnızca borçlandırıcı işlem yapılabilir, tasarruf işlemi yapılamaz (FSEK 48/3). Bununla birlikte henüz meydana getirilmemiş eserler bakımından yapılacak borçlandırıcı işlemlerin tek taraflı veya kendiliğinden feshi FSEK 50/2-3 uyarınca söz konusu olabilir. Ayrıca, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıyacağı veya genişleteceği muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına ilişkin sözleşmeler geçersizdir (FSEK 51).
Verilen lisans, başkalarına lisans vermeye izin vermiyorsa basit lisanstan; izin veriyorsa tam lisanstan bahsedilir (FSEK 56/1). Kural olarak, aksi anlaşılmadıkça verilen her lisans basit lisanstır (FSEK 56/2).
Aksi kararlaştırılmadıkça mali hakkın devri veya lisans verilmesi eserin tercümesi gibi işlenmelerini kapsamaz (FSEK 55). Buna karşılık, mali hakları devralan film yapımcısı, aksine hüküm olmadıkça, filmin dublajını yapabilir ve alt yazı koyabilir (FSEK 80). Eser nüshasının devri aksi kararlaştırılmadıkça mali hakların devri anlamına gelmez (FSEK 57). Yayımcının belirlediği plana göre bir eser meydana getirmenin üstlenildiği durumda mali haklar yayımcıya ait olur (TBK 501).[23] Yayım sözleşmesinde baskı adedi belirtilmemişse yayımcının bir basım yapma hakkı vardır (TBK 491).
Alenileşmemiş eserin müsvedde ve asılları; sinema eserleri dışındaki eserler üzerindeki mali haklar ve eser sahibinin mali haklarına ilişkin hukuki işlemlerden doğan paradan başka alacaklarının rehin ile hapis hakkına ve cebri icraya (haciz) konu olabilmesi mümkün değildir (FSEK 61). Bu kapsamın dışında olmayan mali hakların haczi mümkündür (FSEK 62).
Asıl veya çoğaltılmış nüshalar üzerindeki mülkiyet hakkının devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, telif haklarının devrini ihtiva etmez (FSEK 57).
Telif Haklarının Mirasla İntikali Nasıl Gerçekleştirilir?
Eserden doğan manevi haklar eser sahibinin ölümünden sonra mirasçıları tarafından koruma süresince kullanılabilir (FSEK 19).
Mali haklar mirasla intikal eder ve bu haklara ilişkin ölüme bağlı tasarruflar (örneğin, vasiyetname) yapılabilir (FSEK 63). Ortak (müşterek) eserin sahiplerinden birinin ölümü üzerine, sadece onun tarafından meydana getirilen kısım mirasla intikal eder. İştirak (elbirliği) halindeki eserin sahiplerinden birinin ölümü halinde ise iki farklı ihtimal oluşur: i) Eserin tamamlanmasından yahut alenileşmesinden önce ölürse, ölenin hissesi diğerleri arasında paylaştırılır ancak ölenin mirasçılarına münasip bir bedel ödenmesi gerekir, ii) Eseri birlikte vücuda getirenlerden biri eserin alenileşmesinden sonra ölürse, diğerleri ölenin mirasçılarıyla birliği devam ettirip ettirmemekte serbesttirler. (FSEK 64)
Birden fazla kişinin mirasçı olduğu ve (eTMK 581 ve TMK 640 uyarınca) terekeye temsilci atandığı hallerde, temsilcinin yapacağı işlemlerde mirasçılardan onay alması gerekir (FSEK 65).
Telif Hakkı İhlali (Tecavüz) Nedir?
Hak sahiplerinin manevi ve mali haklarının ihlali halinde telif hakkı ihlalinden, yani telif hakkı tecavüzünden bahsedilecektir.
Telif Hakkı İhlallerine Karşı Hukuki Yollar Nelerdir?
Telif Hakkı İhlallerini Gerçekleşmeden Önleyebilmek: Gümrük Tedbiri
Telif hakkı ihlallerinin gerçekleşmesini önceden önleyebilmek adına Ticaret Bakanlığının sistemi üzerinden fikri ve sınai hakların gümrüklerde korunmasına ilişkin internet üzerinden elektronik başvuru yapılabilmektedir (FSEK 77/2-3; GK 57; GYön 100-112). Bu şekilde başlatılan izleme neticesinde ihlal teşkil edebilecek bir ürünün gümrükte tespiti halinde, bu mallara el konulur ve hak sahibine hukuki haklarını ileri sürebilmesi için süre verilir. Bu şekilde, Türkiye’deki, sınırlardan geçmekte olan korsan ürünlerden hak sahibinin haberi olabilir ve hukuki haklarını ileri sürebilmesi mümkün hale gelir.
Dava Açmadan Önce Delil Tespiti
Öncelikle, dava açmadan önce davalının delilleri sonradan karartmasının önüne geçmek ve yargılamanın düzgün bir şekilde ilerleyebilmesini sağlamak adına delil tespiti (HMK 400 vd.) talebinde bulunmakta fayda bulunmaktadır. Örneğin, korsan filmlerin depolandığı ve satışının yapıldığı bir işyerinin haricen tespiti sonrasında delil tespiti gerçekleştirilmeden dava açılırsa; davalı davadan haberdar olacaktır ve faaliyetlerini bir başka mekana taşıyabilecektir ve bu suretle sonrada açılacak dava ispatın yapılamadığı gerekçesiyle reddolunabilecektir. Buna karşılık, dava açmadan önce delil tespiti yapılmış, yani davalıyı davadan haberdar edip delilleri karartması için fırsat tanımadan, davalının işyerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile deliller dava açılmadan toplanmış olsaydı; hem davalının faaliyetleri sona erdirilmiş hem de sonraki yargılama sürecinin başarı şansı artmış olacaktı. Bu sebepten dolayı telif hakkı ihlallerinden önce delil tespiti yaptırmak büyük öneme sahiptir.
Dava Konusu Hakkın Dava Sırasında ve Öncesinde Korunması Adına: İhtiyati Tedbir
Dava açmadan veya dava sırasında mahkemeden ihtiyati tedbir talebinde bulunulabilir (HMK 389 vd.; FSEK 77/1). Bu şekilde mahkeme, ihlal teşkil eden ürünlerin ve bunları çoğaltmaya yarayan aletlere geçici olarak el konulmasına karar verebilmesi mümkündür.
Telif Hakkı Tecavüz Davaları
Manevi ve mali hakların ihlali halinde hak sahibinin açabileceği çeşitli özel hukuk davaları mevcuttur. Bu davaların birlikte açılması da mümkündür. Aşağıdaki tabloda bu davalar açıklamaları ile birlikte verilmiştir:
Dava Adı | Açıklama | Örnek |
Eser sahibinin tespiti davası | Bir eserin kime ait olduğu yönünde uyuşmazlık varsa bu dava açılır | Ahmet’in bestelediği ve Mehmet’e gösterdiği eserle izinsiz olarak eserin icrasının Mehmet’in kendi bestesiymiş gibi Youtube’a konulması halinde, Ahmet’in eserin aslında kendisine ait olduğunu dava etmesi halindeki durum. |
Tecavüzün (Men’i) önlenmesi davası | Bu dava henüz başlamamış ancak başlama tehlikesi bulunan tecavüze karşı açılır. Davalının kusuru gerekmez (FSEK 66/3). | Örneğin, gümrük tedbiri neticesinde el konulan ve ancak henüz satışa sunulmamış korsan ürünlere karşı açılacak davanın niteliği böyledir. |
Tecavüzün kaldırılması davası ve rayicin üç katının talep edilmesi | Bu dava gerçekleşmiş bulunan tecavüze karşı açılır ve bu davada tecavüzden önceki hale getirme talebi vardır. Davalının kusuru gerekmez (FSEK 66/3). Burada davacı ayrıca, davalı kusursuz olsa bile tecavüz teşkil eden hakka ilişkin sözleşme yapsaydı isteyebileceği rayiç bedelin üç katını talep edebilir. | Örneğin, tecavüz konusu sinema filmi lisans bedeli yıllık 1.000.000 TL olarak tespit edilmişse, tecavüzün devam ettiği her yıl için 3.000.000 TL tazminat talep edilebilir. |
Maddi ve manevi tazminat | Davalının kusuruyla yol açtığı maddi ve manevi zararların tazmini için | Yazılımda adı belirtilmemiş (manevi hak ihlali) yazılım mühendisinin, bundan doğan maddi ve manevi zararlarının tazmini |
Bu davalar fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerinde açılır (FSEK 76; SMK 156). Bu davalar genel yetki kurallarına göre davalının yerleşim yerinde (HMK 6) veya tecavüzün gerçekleştiği veya sonuçlarının görüldüğü (HMK 16) yerde açılacaktır. Bununla birlikte, tecavüzün ref’i ve men’i davaları (tazminat davaları değil) eser sahibin ikamet ettiği yerde de açılabilir (FSEK 66/5).
Telif Hakkı Tecavüz Suçu
Belirli telif hakkı ihlalleri kanun nezdinde suç sayılmıştır (FSEK 71-72). Bu suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır (FSEK 75). Kovuşturma öncesinde tecavüz teşkil eden malların nereden temin edildiği açıklanırsa etkin pişmanlıktan faydalanılabilir (FSEK 71/3).
Sonuç
Telif hakkı, kişinin her türlü fikri emeği ile meydana getirdiği ürünler üzerinde hukuken sağlanan hakları ifade etmektedir. Bu hakların etkili bir şekilde korunabilmesi için bu hakların ve bu hakların korunma kapsamlarının ne olduğu ile olası ihlallere karşı neler yapılabileceğinin anlaşılması ve gerektiğinde bir uzmandan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir.
[1] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 44-45
[2] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 5
[3] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 100
[4] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 67
[5] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 67
[6] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 62-63
[7] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 74
[8] Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/9658 K. 2018/3113 T. 25.4.2018
[9] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 74
[10] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 75
[11] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 75
[12] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 79
[13] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 79
[14] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 88
[15] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 13-15; Yargıtay 11. HD., E. 2014/17376 K. 2015/8772 T. 30.6.2015
[16] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 88
[17] 2006-10880 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, 27/09/2006 tarih ve 26302 sayılı Resmi Gazete
[18] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 127
[19] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 7
[20] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 119-120
[21] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 121
[22] Suluk/Karasu/Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. baskı, 2021, 119-120
[23] Aksi yönde HGK., E. 2019/474 K. 2020/26 T. 16.1.2020